Yol ve Erdemin Bilgisi: Tao Te Ching

“Başkalarını bilmek akıllılık,
Kendini bilmek irfan sahibi olmaktır.
Başkalarının üstesinden gelen iktidar sahibi,
Kendisinin üstesinden gelen ise güç sahibidir
Neyin yeterli olduğunu bilmek zenginlik,
Azimle yol almak irade sahibi olmaktır.
Sahip olduğunu kaybetmemek kalıcı olmak,
Ölüp unutulmamak uzun ömürlü olmaktır.”

Dao De Jing ya da eski Wade-Giles sistemi yazılışına gore Tao Te Ching. Çin edebiyatının en eski ve ünlü klasiklerinden olan bu eseri üst üste gelen tavsiyeler üzerine alıp bir solukta okudum. Kitap yüzyıllar boyunca imparatorlar tarafından anıtlarla teşhir edilmiş, sanatçılara ilham kaynağı olmuş, üzerinde çeşitli tartışmalara sebep olmuş.

İki kolunla anca sarılabildiğin ağaçlar küçük bir filizden,
Dokuz katlı kuleler bir avuç topraktan ortaya çıkar.
Binlerce kilometrelik yükseklere çıkmak bir adımla başlar

Kitabın yazılışına dair rivayetlerin birini de sizinle paylaşmak isterim, bilinene gore Laozi isimli bir ermiş (isim hem yaşlı usta hem de yaşlı çocuk anlamlarına geliyor) yaşadığı toplumdaki yozlaşmalardan sıkılır ve Batı’ya gitmek için yola koyulur ancak onu durduran bekçi memleketin faydası adına tüm bilgi ve irfanını yazıya dökmesini ister. Bunun üzerine Laozi tek oturuşta her köşesinden istifade edilmesi gerekilen bu kitabı kaleme alır. Kitabın ismindeki dao: yol, öğreti anlamlarına gelirken de: erdem, iktidar güç gibi anlamlara geliyor.

Saygınlık zenginlik ve kibir felaket getirir.

Laozi kitap boyu size fark ettirmeden zihninize sadeliği benimsemeyi, arzuları azaltmayı, kendinizi öne çıkarmak için çaba sarf etmemeyi, övgüde cimriliği, her konuda aşırılıktan kaçmayı işliyor. Dışarıdan bakıldığında bireyin erdemliliğine yönelik didaktik bir eser gibi görünse de aslında taşların hedefi devlet, yönetim ve liderlerden ibaret. Yüzyıllar öncesinde kaleme aldığı ve hâlâ en büyük sorunlardan olan şu kısım ise eminim ki sizleri de düşünmeye sevk edecektir
Halkın açlığına değinecek olursak:
Halktan alınan vergi çok yüksek
Ve bu yüzden açlar

Kitapta beni üzerinde düşünmeye sevk eden başka bir konu ise doğrunun öğretilmesi doğrunun kaybolmasından doğar düşüncesiydi. Ahlâk kurallarının öğretildiği bir toplumda düzenin kalmadığından, mühim olan meseleninse doğrunun öğretilmeden insanların ahlâk çerçevesinde davranmaları olduğundan sık sık bahsediyor.
“Büyük Yol göz ardı edildiği zaman
“İnsancıllık” ve “doğruluk” prensipleri ortaya çıkar.
Alimlik ortaya çıktığı zaman
Sahtelik ortaya çıkar
Ailevi ilişkilerde uyum kaybolduğu zaman
“Anne babaya saygı” ve “merhamet”
Prensipleri ortaya çıkar
Devlet ve aile işleri kargaşa içinde olduğu zaman,
“Örnek devlet adamı” mefhumu ortaya çıkar.”

Eminim ki her sayfada altını çizecek cümleler bulacağınız incecik ama asırlar boyu geçerli öğretiler sunan bu kitabı tek solukta okuyacak, tekrar tekrar altını çizdiğiniz yerleri açıp göz atacaksınız… Şimdiden keyifli okumalar dilerim…

Çok bilen konuşmaz
Çok konuşan bilmez

'Yazmak ibadetimdir, ibadetimdir şiir Kalemimdir askeri cihat meydanlarının" 19 yaşında, kendine Hakk'kı ve hakkı anlatmayı şiar edinmiş, aciz bir kul.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir