Var Dendi

Hayatın daha güzel, daha iyi ve insanların kötü olmadığı… Sen nasıl iyi düşünüyorsan insanların da senin hakkında iyi düşündükleri anlatılırdı. Belki hatırlarsınız ilkokuldayken, öğretmenlerimiz gözümüzde birer melekti. O kadar iyilerdi ki sanki yeryüzünde kanatsız melek olduklarına dahi  inanırdık. Biz insanlara iyi olmamızı ve hayatın her zaman bize karşı iyi olacağı anlatırlardı. Ayağımızın hiçbir zaman taşa değmeden yürüyeceğimizi hayatın daha güzel daha iyi şartlar vereceğini ve insanların kötü olmadığını, sen nasıl iyi düşünüyorsan onların da senin hakkında öyle iyi düşündükleri anlatırlardı. 

Anlattıkları zaman hayatta karşınızda negatif olayların çıkmayacağının garantisi verilirdi. Şu an büyüdük, geçmişimize dönüp baktığımız zaman bize anlatılanların acaba hangi birini yaşayabiliyoruz. İnsanların çok iyi olduğu, adaletin tam olduğu bir dünyada mıyız acaba! Ama bize dünyanın adaletli ve insanların iyi olduğu ‘VAR DENDİ.’ Fakat bunu da öğrenmeliyiz ki dünyanın yaşanılabilir ve bütün insanların iyi olduğunu söyleyen kişiler de iyi insanlar değillerdir. Herkesin yaptığı hataları onlarında yapabildiği, bize hayatı anlattıkları gibi olmadığı, hayatın belli bir süre sonra bizim için yaşanılmaz bir hale geldiğini görüyoruz. Çünkü toz pembe anlattıkları dünyayı göremiyoruz ve yaşayamıyoruz anlattıkları eşitlik yok. Kızların büyüyünce hayatta istedikleri kıyafetleri giyeceğini ve sevdiği meslekleri yapacağı anlatılırdı. Fakat zaman geçtikçe görüyoruz ki  kadınların eşit haklara sahip olmadığı istedikleri meslekleri yapamadıklarını, sevdiği ve beğendiği kıyafetleri giymediklerini görüyoruz. Fakat bize kadınların eşit haklara ve özgür oldukları VAR DENDİ. 

Küçük kalplerimize tertemiz bir dünya sığdırıyoruz ve büyüyene kadar o temiz duygularla biriktirdiğimiz dünyamızda, dünyanın gerçek yüzünü gördükçe o hayalini kurduğumuz dünyaya birer birer siyah nokta damlatıyoruz. Çünkü bizlere hep dünyanın iyi olduğu söylendi. 

Aslında bu yazının en başından beri dünyanın iyi olmadığını ve büyüdükçe kötü olduğunu şikâyet edip duruyoruz. Acaba gerçekten kötü olan dünya mı? Yoksa kötü olan insanlar mı?  

Bu iki soru karşısında kaldığımız zaman aklımıza gelen ilk şey insan karakterleri oluyor. 

Dünya’da biz yokken de gece gündüz vardı. Demek ki kötü olan biz insanlarız, dünya değil. Dünyaya kötülük salan bizleriz başkalarının görüşlerine ve düşüncelerine saygı duymayı bilmiyoruz, bir görüş bizim görüşlerimize uyum sağlıyor ise hemen o tarafı seçiyoruz. Çünkü başkalarının görüşlerini pek önemsemiyoruz. Hangi taraf bize uygunsa o tarafı savunuyoruz. Siyah ve beyaz olan dünyamıza başka renklere yer vermiyoruz, onları dışlıyoruz. 

Şimdi ben bu yazıda sizin savunduğunuz bir ekolu savunmazsam ve kendi ekolumu savunursam hemen eleştiri yağmuruna tutulurum. Çünkü sizin benimsediğiniz ekole bağlı değilim. İşte bakın dünya bize kötü davranmıyor, bizler birbirimize kötü davranıyoruz.  

Çünkü içimizde hep bir beğenilmek duygusu var o duygu var olduğu sürece asla kendimize ve karşımızdakilere iyi davranmayız. Hayatın, bize anlattıkları gibi karşımıza çıkmıyor ise biz kendimiz hayatı güzel yapalım. Gelecek nesillere hayatın iyi olduğunu anlattığımız zaman onlar da hayatın gerçeklerini gördüklerinde ve kötü düşüncelerin var olduğu, eşitliğin olmadığını, insanların haklarını eşit verilmediğini görmemeleri için hayatı güzel yaşayalım ve yaşatalım. Yoksa onlar da bizim gibi, hayatın güzel olduğuna dair bize ‘VAR DENDİ’ derler. 

smart

Hayata karşı siyah ve beyaz değil de tüm renkleri seçen taraf ve kişilik

10 Comments

  1. Mikail K. Cevapla

    Herkesin bir şey isteyipte nasıl onun için öabakamadığını anlatan çok güzel ve özel bir yazı olmuş ?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir