Unutulmayanlar: Srebrenitsa

Savaşta büyük zulme uğradınız. Zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. Ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.

Aliya İzzetbegoviç

İnsanlık tarihinin en büyük katliamlarından biri olan Srebrenitsa Soykırımı’nın unutulmamasını bu sözleri ile istemişti rahmetli Aliya İzzetbegoviç. Dört yıl süren savaşın en kanlı sahnelerinden biri 11 Temmuz 1995’te Bosna-Hersek’in doğusunda yer alan ve nüfusunun çoğunluğu Boşnaklardan oluşan Srebrenitsa’da yaşandı. 

Ne zaman 11 Temmuz yaklaşsa, konuşulması gereken bir konu var: Srebrenitsa’da yaşananlar…

Srebrenitsa Katliamı

“İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa’daki en büyük katliam” olarak nitelendirilen Srebrenitsa Katliamı’nın üzerinden 25 yıl geçti. Sadece birkaç gün içinde en az 8 bin 372 Boşnak’ın şehit edildiği Srebrenitsa’da şu ana kadar 6 bin 500’den fazla kurbanın kimlikleri tespit edilebildi.

Srebrenitsa’da neler yaşandı?

Yugoslavya İç Savaşı sırasında Bosna Hersek’in Srebrenitsa kasabasında 13-18 Temmuz 1995 tarihleri arasında 8 bin genç ve yetişkin Müslüman erkek, Sırp güçler tarafından şehit edildi.

Birleşmiş Milletler (BM) 1993 yılında Srebrenitsa’yı Boşnaklar için “güvenli bölge” ilan etmişti. Sırpların iki yıl süren kuşatması sonrası Temmuz 1995’de Srebrenitsa düştü. Binlerce Boşnak erkek, kadın ve çocuk, Srebrenitsa’nın hemen dışındaki Potocari’de bulunan Hollandalı askerlerin denetimindeki BM barışgücü karargahına sığındı. Hollandalı askerler karargaha sığınanlara burada güvende olacaklarını söyledi. Ancak askerler, Sırp güçlerin kampı kuşatması üzerine binlerce Boşnak’ı Sırplara teslim etti.

Sırp güçler karargaha sığınanlar arasından ayırdıkları 300 erkeği kamyonlarla götürüp şehit etti. Kadın ve çocuklar da Bosna’nın diğer kesimlerine götürüldü. Kasabada 8 binden fazla Müslüman şehit edildi. Srebrenitsa’da hayatını kaybedenlerin büyük kısmı halen Bosna Hersek’in doğusundaki toplu mezarlarda yatıyor. Olaylar öncesinde BM tarafından güvenli bölge ilan edilen kasabada, civardaki çatışmalardan kaçan çok sayıda sivil bulunuyordu.

Srebrenitsa’da yaşananlar, “2. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’daki en büyük katliam” olarak nitelendiriliyor. BM’nin yargı organı Uluslararası Adalet Divanı 2007’de, kasabada yaşananları “Soykırım” olarak nitelendirmiş ancak sorumlusunun Sırbistan olmadığına hükmetmişti.

Ölmek istiyordum, masum insanları koruma sözü verdiğimiz halde bize sığınan insanları koruyamadığımız için kendimi affetmiyorum.”

Bosna’daki İnsanları Korumakla Görevlendirilmiş

Hollandalı Bir Asker

Rusya ise 2015’te BM Güvenlik Konseyi’ne sunulan ve kasabada yaşananları “Soykırım” olarak nitelendiren bir karar tasarısını veto etmişti. Hollanda’nın Lahey kentinde eski Yugoslavya için kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi, katliamdan sorumlu tutulan Bosnalı Sırp General Ratko Mladiç’i soykırımdan, insanlığa karşı suç işlemekten ve Srebrenitsa katliamından suçlu buldu. Mladiç müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Umudun ve acının sembolü Srebrenitsa Çiçeği

Bosnalı şehit anneleri ve Graçanica’daki kadınlar tarafından yapılan Srebrenitsa Çiçeği, insanlık dramının, katliamın ve soykırımın yaşandığı acı dolu günün sembolü oldu. Srebrenitsa anneleri ile sıradan vatandaşlar Potoçari’de yakalarında beyaz-yeşil çiçek taşıyordu. Bu çiçek, soykırım kurbanlarının aziz hatırası olarak Strasburg’daki Avrupa Parlamentosu’na da yakalarda taşındı. Çiçeğin 11 yaprağı, 11 Temmuz 1995 katliam gününü; beyaz renk masumiyeti; yeşil renk ise yeniden doğuşu, umudu ve İslamiyet’i sembolize ediyor.

Ve her şey bittiğinde, hatırlayacağımız şey; düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır.

Aliya İzzetbegoviç

Bugün Srebrenista Katliamı’nın yıl dönümünde tüm içtenliğimizle, Bosna’nın bütün acılarını kendi milli acılarımız olarak kabul ediyoruz. Bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Bosna’da yaşanan trajedilerin gün yüzüne çıkarılması için gayret sarf edenleri, destek verenleri tebrik ediyor, teşekkür ediyoruz. Srebrenitsa anneleri başta olmak üzere bir kez daha bütün Srebrenitsa kurbanlarının, şehitlerinin ailelerine başsağlığı diliyoruz, acılarını paylaşıyoruz. Bosna Hersek’in unutulmaz lideri Aliya İzzetbegoviç’in manevi hatırası önünde de bir kere daha saygıyla eğiliyor, Bosna’nın özgür bir millet olarak içindeki farklı bütün unsurlarıyla birlikte kıyamete kadar başı dik, özgür ve bağımsız bir ülke olarak yaşaması için dua ve temennilerde bulunuyoruz.

Srebrenitsa sadece 11 Temmuz değildir. 11 Temmuz, unutmamız gereken bir tarihtir, ancak Srebrenitsa her gün hatırlamamız gereken bir soykırımdır! Hatırlayalım, hatırlatalım, unutmayalım, unutturmayalım!

Merve Alıcı
Edebiyat ve Şiirsever Bir Sağlıkçı - Biraz da Astroloji'ye meraklı -