Unutmak Yıllar Alır, Hatırlamak Bir An: Suskunlar

Kime koşarsın canın yandığında?

“34 yaşındayım, bir seni sevdim çok saçma. Çok saçma ulan buradasın dokunamıyorum çok saçma” repliğinden ibaret kimi için Suskunlar kimi içinse “İçerde dokudunlar mı oğlum sana” sahnesinden… Fakat hep popüler olanın dışında, kuytu köşe dingin bir yerde bulmaz mıyız kendimizi?

Siz diyin Ecevit, Bilal, İbo, Zeki ben diyim Şerif, Sarı, Iska, Yanık… Bu 4 küçük ufaklık ve onların biriciği Ahu’nun masum bir haylazlığıyla başlar dizi. Sonra olanlar olur ardı ardına.. Haylazlığın sonu hapishaneye, hapishane kapısı Takoz’a, Yarasa’ya, Gazanfer’e, Sait’e açılır. Dayaklar, işkenceler birbirini kovalarken artık hapishaneden çıkış vakti gelmiştir ki her şeyin bittiği fakat her şeyin yeniden başladığı, hayatlarının onlara sunabileceği en kötü geceyi yaşarlar. Takoz, Şerif ve diğerlerine tecavüz eder. Birbirlerini bir daha görmemek tekrar o geceyi hatırlamamak için birbirlerine söz verirler ve yollarını ayırırlar…

En çok sevdiğin, en zor anında yanına koştuğundur.

Yıllar ne Ahu, Sarı ve Iska’yı ayırabilmiştir. Ne Şerif’ten karanlığın korkusunu silebilmiştir. Her biri hayatlarına yeni yollar çizerken Yanık, kız istemeye gideceği günün sabahında özel şoförlüğünü yaptığı arabada o ismi duyar ve geçmişin tüm karanlık kapıları tekrar aralanır… Özcan Tiryaki ya da namıdiğer Yarasa Yanığın kurşunlara dizilirken haberini gören Sarı, Iska ve Şerif tekrar,ayrılmamak/ayrılamamak üzere bir araya gelir…

Unutmak yıllar alır,hatırlamak bir an

Şimdi Ahu’nun Şerif’le Sarı arasında gitgelli aşk ikilemi. Sarı’nın öfkeli intikam planlarına karşı çıkmaya çalışan Şerif’in Takoz, Sait ve diğerlerini adalete teslim etmekle çocukluğundan kaybettikleri arasındaki gitgelleri. Iska’nın herkesin yüreğine değen masum bakışları ve gözyaşları ve çok daha fazlası izlerken yüreğinize dokunacak sahnelerle can bulur.

Günlerce haftalarca anlatabileceğim nadir diziler arasında Suskunlar, mana yüklü, her şeyiyle çok kıymetli… Göz yaşınız göz pınarlarınıza geldiği an sakın çaba harcamayın durdurmak için, Ahmet Kaya en güzel ezgileriyle bir anda çıkıverir ortaya ve döker yaşları usulca… He bir de öneri iyisiyle kötüsüyle olsun ki samimiyetimiz, güvenimiz artsın. Bana kalırsa 2.sezon 1.sezonun hatırına izlenir;naçizane fikrim. Ha bir de çocukluklarını canlandıran çocuklar, yetenekleriyle gönülleri fethedecek benden söylemesi.Keyifli seyirler dileyip en sevdiğim sahnelerden birini size bırakırken dizinin her anında hissedilen ve final sahnesine de eşlik eden o cümle geçiyor zihnimden…

Bizim sonumuz ta en başından belliydi

'Yazmak ibadetimdir, ibadetimdir şiir Kalemimdir askeri cihat meydanlarının" 19 yaşında, kendine Hakk'kı ve hakkı anlatmayı şiar edinmiş, aciz bir kul.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir