Tedirgin’im Ben

Düşlerim tutsak
Yüreğim sürgün
İçimde bir çocuk
Tedirgin
Suskunum vurgunum
Tedirginim ben
Haylanmaz uslanmaz
Tedirgin…


Herkesin bazı şarkıları vardır… Şarkıdan geçmiştir, ötesindedir artık. Bir çınar olmuştur köklerini toprağın en derinlerine atıp geniş bir gövdeyle semaya uzanan, yaslanıp güvende hissettiği. Bir omuz olmuştur huzurlu bir kalp atımı duyarken artık taşıyamadığı kafasını koyduğu. Ardı ardına berbat geçen günlerin olayların üzerine kahvesini yudumlarken dalıp gittiği anda ona dost olan, omzuna elini koyup sımsıkı tutarken “Neler geldi gitti bu da esip gürleyip gidecek, sen bu kasırgaya boyun eğecek dal değilsin.” diyen. Bazense en güzel günlerinde hatırlamak ,unutmamak adına dinlediği…

Öyle bir şarkı işte “Tedirgin“…

Bir de hani döner dolaşır başa geliriz ya. Kimde öğrendiysek sevgiyi yıllar sonra benzerinde buluruz aradığımız sıcaklığı, güveni. Kimde öğrendiysek acıyı, duvar saati yaşamı öğütür öğütür yine benzerini getirir çat diye karşımıza.. Kimde aldıysak ilk yaramızı, benzerinde soyulur kabuğu seneler sonra. O yüzden “Benim sonum dünden belli” dedikçe Ahmet Kaya, bir derin nefes alır götürür bizi en derinlerimize, en gizli anlara. O ürkek, tedirgin çocukluğumuza…

Kimimize her köşesi Ahmet Kaya kokan “Suskunlar” dizisi getirmiştir bu şarkıyı, kimimiz kendi rüzgarında savrulup giderken aramış, bulmuşuzdur şahidimiz, ortağımız olsun diye. Kimimizinse hiç ummadığı anda karşısına çıkmıştır. Bense bugün tuttum en güzel hediye paketlerimle süsledim sunuyorum sizlere. Sarılasınız, yaslanasınız diye…

Her şarkısı yüreğime dokunur, en özel anların şahididir Ahmet Kaya şarkıları. Anlayamam hiç bu çelişkiyi fakat hiç çekinmeden mükemmel ezgiler arasına serpilen o sözler ateşi harlarken, öte yandan da bir ferah nefes olur. Sizinle en özelimi paylaştım bugün, en sevdiğim şarkıyı, en güvenilir bölgemi.. Dinlerken hep yolda olacaksınız hiç şüphesiz, eskilere, uzaklara, acılara, umutlara…

Sarı sıcak yazlar uzak
Dost uzanan eller uzak
Karanlıklar kurmuş tuzak
Benim sonum dünden belli


Ve bazen de, kayıp dostluklara ,sevgilere, sevgililere…
Hoşça kalın..

'Yazmak ibadetimdir, ibadetimdir şiir Kalemimdir askeri cihat meydanlarının" 19 yaşında, kendine Hakk'kı ve hakkı anlatmayı şiar edinmiş, aciz bir kul.

One Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir