Şeytan Dünya’ya İnerse: Lucifer

Lucifer, fantastik polisiye komedi – dram dizisidir. Dizinin senaryosu The Sandman isimli çizgi roman serisinden esinlenilmiştir. Dizi beş sezon şeklinde Netflix platformunda yayınlanmaktadır.

Dikkat Spoiler İçerir!

Lucifer, cehennemin efendisi yani şeytandır. Ama artık cehennemin efendisi olmaktan sıkılmıştır. Bu yüzden cehennemi terk edip, yardımcısı olan Maze ile beraber ışıltılı ve ihtişamlı olan Los Angeles‘a gelir. Bu ihtişamlı şehirde “Lux” adında bir mekân açar. Fakat kardeşi Amenadiel (Melek) ve babası (Tanrı) onun peşini bir türlü bırakmazlar. Dünya’da dedektif olarak görev yapan Chloe Decker ile tanışır ve onunla birlikte çalışarak Chloe‘nin suçluları yakalamasına yardımcı olur. Chloe onun hayatında aslında bir dönüm noktasıdır. Şeytan bir insana aşık olur. İleriki sezonlarda neden Chloe‘i ile tanıştıklarını ve neden ona aşık olduğunu daha net bir şekilde anlıyoruz.

Peki Lucifer Ne Demektir?

Lucifer, Latince bir kelimedir. Lux (ışık) ve ferre (taşımak) kelimelerinden türetilmiş, ışık getiren anlamında kullanılmıştır. (Açmış olduğu mekânın isminin “Lux” olması da hiç tesadüf değil demek ki.) Hristiyanlıkta Şeytan‘ı tasvir etmek için kullanılmış olan bir isimdir.

Neden Bu Diziyi İzlemeliyim?

Beni en çok bu dizide Lucifer‘ın konuşma şekli, o alaycı yapısı ve duygusallığı etkiledi. Bu diziye başladığımda oturup sabahlara kadar izlediğimi anımsıyorum, düşünün insanı ne kadar içine çekiyor. Eğer sınav zamanındaysanız bu diziyi sınav sonrasına saklayın derim. Benden ufak bir tavsiye. 😉

Lucifer herkesin bildiği şeytana hiç benzemiyor. Şeytan hepimizin de bildiği gibi insanları kötülüğe sevk eder. Oysa burada şeytan ismi altında karşımıza çıkan Lucifer, insanlara kötülüğe davet etmiyor. Aksine kötüleri cezalandırıyor. Bir de onun çok güzel bir özelliği var: asla yalan söyleyemiyor.

Diziye bakıldığında aslında bir çok gönderme olduğunu da fark ediyoruz: Adem ile Havva hikâyesine, Habil ile Kabil hikâyesine, Azrail’e…

Lucifer başına gelen her şey için babasını (Tanrı’yı) suçluyor dizide. Fakat en sonunda anlıyor ki suçlaması gereken kişi aslında kendisidir. Yani problem kendindedir. Aslında bu bizler için güzel bir göndermedir. Ortada bir problem varsa eğer kişi önce bu problemin nedenini kendisinde aramalıdır.

Dizinin tek kötü yanı bana göre kötü örnek oluşturabilecek pek çok unsurun bir arada bulunması. Onun haricinde dizide bir problem olduğunu söyleyemem. En azından bana göre öyle. Eğer aranızda izleyenler varsa mutlaka düşüncelerini yorum kısmına yazıp paylaşsınlar. Sizlerin düşüncelerini de çok merak ediyorum. Henüz izlememiş olanlara ise keyifli izlemeler dileyip alta dizinin fragmanını bırakıyorum.

21 yaşındayım. Ege Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde eğitim görmekteyim. Edebiyata ve kitaplara gönül vermiş bir gencim. :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir