Set Arkası: V For Vendetta

Barut Komplosu, bir grup yönetim karşıtı Katolik (devrimci) tarafından, İngiltere Kralı I. James ve diğer bazı yöneticileri öldürmek için 5 Kasım 1605’te yapılan Parlamento Binasına saldırı girişimidir. Robert Catesby ve Guy Fawkes öncülüğünde planlanmıştır.

Eylem, 1605 yılında, her sene ekim ya da kasım ayında olan yöneticilerin toplantısına denk getirilmiştir. 5 Kasım 1605 tarihli bu girişim yalnızca Kral  I. James’e karşı düzenlenen bir suikast değil, tüm Kraliyet ailesini, Protestan devlet adamlarının büyük bölümünü etkisiz hale getirmeyi ve halkı ayaklandırmayı hedef alan bir eylemdir.

Guy Fawkes Barut Komğlosu İçin Hazırlık Aşamasında

Eylemin henüz harekete geçmeden kraliyete sızması sonucunda, Guy Fawkes eyleme giderken yakalanmış ve ağır işkencelerle alınan itiraf sonucunda diğer eylemciler de hiçbir şey yapamadan ele geçirilmiştir. Sonuçta eylem başarısızlıkla sonuçlanmış, Fawkes ve diğer eylemciler idam edilmiştir.

Evet, bunu anlattık çünkü 2005 yapımı İntikam İçin V filminin anlaşılması için şarttı. Takribi anlamını vermiş olduğum filmin özgün adı V For Vendetta. Muhtemelen bir çoğunuzun izlediği bu güzel film bizlere çok şey anlatıyor. Dikkatli izlenmediği taktirde kaçırılacak ve anlaşılmayacak ayrıntılar. Aklıma gelen noktalara kısaca değineyim.

Film, Guy Fawkes (Gay Faks)’in Parlamento Binasını patlatmaya gitmesi ile başlıyor. Yani önce geçmişten, ta  XVII. yüzyıldan bir kesit izliyoruz. Tabi Fawkes amacına ulaşamadan yakalanıyor. Bir yandan da mevzuyu baş kahramanımız olup birazdan sahnede kendisini göreceğimiz Evey (ivi) anlatıyor. Ardından günümüz İngiltere’sine dönüyoruz. Sokağa çıkma yasağı vardır ve Evey bunu çiğneyip televizyoncu Gordon (gordın)’a gitmek üzere ara sokaklardan geçerim ayağına yola çıkmıştır. Ne yazık ki gideceği yere varamadan polisler tarafından yakalanıp neredeyse çok kötü şeyler olacakken o esnada V çıkagelir. Adamları Ortaçağ tekniğiyle bir güzel pataklayan V, Evey’yi kurtarır ve onu o akşamki opera gösterisine davet eder.

V gösterisi için seçmiş olduğu bir çatıya Evey ile beraber çıkar. Evey ortada enstrüman falan göremeyince şaşırır tabi. Ama büyük resmi kaçırıyordur. Ve gösteri başlar. V’nin adalet sarayına (yüksek ceza mahkemesine) yerleştirmiş olduğu bombalar patlar 5 kasım gününü yad etmek için.

Filmimiz, Bay V’nin 5 Kasım Komplosu günü gerçekleştirilememiş olan ve yine böyle bir faaliyetin elzem olduğunu düşünmesi üzerine, hükümete bir uyarı mahiyetindeki, bir nevi özgürlük ve adalet adına yapacağı yeni bir Barut komplosu gerçekleştirmeye kendini adamasını anlatır. Bay V bir komplo düzenlemek ister, evet, çünkü  mevcut hükümetin nasıl iktidar olduğunu bilmektedir, hatta baş tanıklarındandır. Başkan, başkan olmadan (ki adı Adam James Susan) önce, sözde insanlık adına bir deney için kolları sıvar. Deney, asi, sisteme karşı gelen, devle düşmanı, sorun teşkil edebilecek herkese –tabi ki zorla- uygulanır. Binlerce insan ölür. Sonunda aradıkları denek beşinci hücrede tutulan adam olur. İşte Bay V’nin ismi de buradan geliyor (beşin roma rakamıyla yazılışı). Deney sonucunda istedikleri virüsü bulurlar ve bunu üç yolla; şehrin ana kanalı, yetimhane ve yer altı metrosuyla şehre salarlar. Çok iyi yapılmış bir plandır bu. Çünkü onlar medyaya da sahiptirler. Gazete ve televizyonlar durumu abartarak sansasyonel bir şekilde haber yaparlar. Halk gittikçe endişelenmektedir. Devlette bir çözüm üretemez. Ama durun, o da ne! Bir ilaç şirketi, virüsün etkisi zirve yaptığı sıralarda bir ilaç üretmiştir. Sahipleri; bir daha ki başkan adayı, yapılan deneylerde görevlendirilen en yetkili asker (ki o anda en büyük televizyoncu Lewis Prothero), baş piskopos (bu kişi de deney merkezinin –psikolojik destek için- rahibi Anthony James Lilliman). Tabi ilaç çok satılır ve hisse sahiple milyoner olur. Bir daha ki seçimleri kazanırlar ve nihayet iktidar ellerindedir.

Filmi izlerken, ülke atmosferinin Büyük Birader’in 1984 iktidarı havasında olduğunu sezimleyeceksiniz. Toplumun yönlendirildiği şekilde yaşaması, o şekilde düşünmesi istenir. Televizyon ve gazetelerde onların istediği şekilde haber yapılır. Yani düşünce, hareket ve toplum içi konularda halk -cumhuriyet hürriyet başlığı altına- özgürmüş gibi olmasına rağmen hiçte öyle değil. Aksini yapan, düşünen ve bunu dillendirenler bir anda ortadan kaybolurlar. Anlayacağınız asıl komplo bu, topluma karşı yapılmış bir komplo;, güç, para ve otorite için.

Büyük Birader Seni İzliyor

Bay V filmde bazı görüşlerini dile getirir. Böylece tam olarak ne yapmak istediğini ve neyi hedeflediğini anlıyoruz. Mesela en sevdiğim sahnelerden biri olan, Evey’yi mekanına getirip sabah ona kahvaltı hazırlaması esnasında (kahvaltı olarak tereyağında yumurtalı ekmek yapmaktadır Bay V. Ve o kadar güzel yapıyor ki filmi ilk izlememin sebebi (akabinde bende denemiş ve tam olarak yapamamış olabilirim) söyledikleri. Halk devletten korkmamalı, Hayır! Bilakis devlet halkından korkmalı. Çok iddialı ve anti-kapital bir söylev. Ve yine en iyi sahnelerden olan Credyy (kridi)’nin kendisine bir şarjör mermi boşalttıktan ve, “Niye ölmüyorsun?” dedikten sonra, “Bu maskenin altında bir etten çok daha fazlası var Bay Credyy. Bu maskenin ardında bir fikir var ve fikirlere asla kurşun işlemez!”

Evet, kişiler, kurumlar, devletler ölür ama fikirler ölmez. O halde mühim olan kim olduğumuz, nerede olduğumuz, kimlerden olduğumuz değil, mühim olan ne düşündüğümüz ve ne yaptığımızdır, diyor film bizlere.

 O zaman, izleyenlere küçük ayrıntılı bilgilerle muhtasar bir özet, izlemeyip izleyecek olanlara şimdiden iyi seyirler olsun.

Sakarya'da oturuyorum İstanbul'da okuyorum. Okurum umarım bir gün yazar da olurum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir