Bir Psikolojik Hastalıklar Dizisi: Masumlar Apartmanı

Masumlar Apartmanı 2020 Eylül ayında ilk bölümü ile seyirci karşısına geçerek büyük beğeni topladı. Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanan dizinin ilham kaynağı ise bir psikoloji kitabıdır.

Gülseren Budayıcıoğlu‘nun Madalyonun İçi adlı romanındaki “Çöp Apartman” bölümünden uyarlanmıştır.

Dram, psikoloji ve aşk türündeki bu dizi büyük ilgi uyandırmış ve geniş bir hayran kitlesine ulaşmayı başarmıştır. En son 27. bölümü yayınlanan dizinin kaç sezon devam edeceği ise merak konusudur. Dizinin içeriğine gelecek olursak, bir apartmanın tamamı kendilerine ait olan, holding sahibi Derenoğlu ailesinin yaşamı anlatılıyor. Küçük yaşlardan itibaren çocuklarına zulmeden, aşağılayan bir annenin dört çocuğu, çocukluk travmalarını yıllar boyu çeşitli hastalıklarla gösteriyor.

Safiye, Gülben, Han ve Neriman adlı dört kardeşin annelerinden gördükleri zulüm ve eziyet ruhlarındaki çocuktan hiç gitmemiş. Annelerinin ölümünün ardından babalarıyla birlikte aynı evde yaşamaya başlayan Derenoğlu ailesinin çeşitli sorunları bulunuyor. Kardeşlerin hepsinin belirli psikolojik rahatsızlıkları var ve bu rahatsızlıklar onlardan bir ömür çalıyor.

Karakterleri inceleyecek olursak;

Evin en büyük ablası ,yeri geldiğinde evin annesi Safiye Derenoğlu.

“Heveslendiğim her şeyin kursağımda kalmasıyla lanetlendim.”

Safiye karakteri annesinden en çok azar, şiddet, sevgisizlik gören çocuk. Büyük fedakarlıklar yaparak lise aşkından vazgeçen, 22 yılını dört duvar arasına hapseden birisi. Hastalığı ise OKB /OKKB diye adlandırılan bir hastalık. Safiye‘nin evde her şeyi dört defa silip yıkaması (sayma kompulsiyonu), pek çok şeyin kirli olduğunu ve yoğun bir şekilde onlardan kendisine mikrop bulaşacağı endişesi taşıması (kirlenme/ bulaşma obsesyonu) OKB si olduğuna işarettir. Ayrıca yaptıklarının normal olduğunu düşünüp, rahatsızlık olduğunu düşünmemesi, tedaviye inanmaması, katı tavırlarıyla pek çok kişiyle tartışması OKKB olduğuna işarettir.

Evin en fedakar karakteri, herkesin iyiliğini düşünen ve herkesin yardımına koşan ablası Gülben Derenoğlu.

“Seni dünyaya getirenler sevmediyse eğer, tüm dünya seni sevse de sevgisiz hissedersin.”

Tamamen ablasının etkisinde kalan ve ona benzeyen Gülben evdeki en neşeli karakterdir. Annesinin kopyası olan, ablasıyla çatışmalar yaşasa da asla ablasından kopamayan bir kişidir. Gülben’in hastalığı ise Enürezis Nokturna denilen bir hastalıktır. Her sabah ıslak çarşafları çöp daireye atan Gülben, yetişkin yatak ıslatması hastalığıyla mücadele ediyor. Belirli çocukluk yaşlarında görülen bu hastalık, yetişkinlik döneminde görülmesi ciddi problemler doğurmaktadır. Uykuda istemeden altına kaçırma probleminin kaynağı fiziksel tedavide bulunamazsa psikolojik kökenli olduğunu söyleyebiliriz. 

Çocukluk yıllarını yatılı okulda geçirmiş, evden uzak sevgisiz ve ilgisiz büyüyen bir karakter Han Derenoğlu.

“Hiç bir çocuk bu kadar yalnız bırakılmamalı.”

Evin babası hükmünde olan Han karakteri, bir iş adamı. Evin geçimini sağlayan, herkesle ilgilenmeye çalışan bir karakter. İlk bölümlerde İnci adında karaktere olan aşkıyla verdiği mücadele ise dillere destan. Han’ın hastalığı ise Kompulsif Biriktirme Hastalığı adıyla bilinen bir hastalık. Geceleri çöp toplayan bu karakter tam olarak bir istifçi. Gereksiz olan her şeyi biriktirme hastalığının kaynağı ise psikolojiktir. Çocukluk yıllarında yaşamış olduğu aileden ayrı olma durumunun getirmiş olduğu stres ve kaygıya bağlı olarak gelişebilen bir hastalık olarak tanımlamak mümkündür.

Evin en küçük kardeşi, annesini hiç görmemiş ve belki de bu yüzden daha şanslı olan karakter. Yaşadığı acıları kendine zarar vererek bastırmaya çalışan Neriman Derenoğlu.

“Eğlenmek istedim. Arkadaşlarım gibi olmak istedim. Bir kere…”

Neriman‘ın hastalığı ise Mazoşizm olarak adlandırılır. Kendine zarar vermek hoşlarına gider. Bu şekilde acılarını dinmiş hissederler. Evde yaşadığı baskı ve katı tutum sonucunda bu hastalık meydana gelmiş olabilir.

Dizimizin ana karakterlerinden bazılarına değindik. Psikolojiye, aşka ilginiz varsa bu dizi tam sizlik. Mükemmel oyunculuklar mükemmel karakterlere hayat verince çok başarılı bir dizi ortaya çıkmış. Yanınıza biraz peçete, biraz atıştırmalıklar alarak izleyeceğiniz bir dizi.

Her hafta salı günü 20.00 da TRT1’de?

Keyifli Seyirler ??

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir