Oyun Tavsiyesi: Football Manager

Birçoğumuz için futbol, 22 adamın bir top peşinden koşmasından çok daha fazlası. Bir yaşam biçimi. Hafta sonu planlarımızı maç saatlerine göre yaparız. Ve genellikle bu durum yüzünden eşimiz veyahut sevgilimizle tartışırız.
Maç izlerken hepimiz teknik direktörleri eleştirir, biz olsak daha iyi yönetiriz diye içimizden geçiririz. Football Manager bize bu meydan okuma için gerçekçi bir simülasyon sunuyor.
Football Manager ile hafta sonları yaşadığımız heyecanı 7 gün 24 saat bilgisayar ve telefon ekranlarından yaşayabilir, kendimizi futbol camiasının efsanevi bir menajeri haline getirebiliriz. O halde hadi bu meydan okumaya daha yakından bakalım.

Football Manager’in Tarihçesi

Football Manager efsanesi 1992 yılında İngiltere’de iki kardeşin yatak odasında “Championship Manager” olarak doğdu. Paul ve Oliver Colyer kardeşler Everton taraftarıydı. Oyunun ilk çıktığı 90’lı yıllarda “Premier Manager” rüzgarı esmekteydi. Fakat “Championship Manager” gençler arasında yavaş yavaş yayılmaya başlıyordu. Gösterişsiz, oldukça sade bir ara yüz ve oynanışla piyasaya çıkan “Championship Manager” yıldan yıla kendini güncelleyerek 2005 yılına kadar geldi. 2005 yılında yapımcı SI ile dağıtıcı Eidos arasında fikir ayrılıkları meydana geldi. Oyunun isim hakkı Eidos’un elindeydi. SI veri tabanını alarak SEGA‘ya gitti. SEGA ile varılan ortaklık sonucu FOOTBALL  MANAGER doğdu. 2005’te doğan FM efsanesi bir nesli hayallerine kavuşturmaya devam ediyor.

Oyuna Genel Bir Bakış

Football Manager, birçoğumuzun hayali olan kulüp yönetme fırsatını bizlere tanıyor. Oyunda gelişmiş veri tabanı ve geniş scout ekibini oluşturduğu veriler oldukça gerçekçi. Öyle ki takımımıza genç yetenek olarak aldığımız oyuncular birkaç yıl sonra gerçek hayatta Avrupa’nın dev kulüplerinde forma giyme ihtimali oldukça yüksek.
Oyun simülatörü ile kariyerimize başladığımız takımın tüm iç dinamiklerine hakim olabiliyoruz. Öyle ki futbolcular antrenman programımızdan memnun olmayarak veyahut sürekli yedek kaldıklarında arkamızdan konuşabilir, takımın iç huzurunu bozabilir. Bu durumda başarıya giden yolda bize çelme takabilir. (Oyunun gerçekliğini varın siz düşünün 🙂 )

İster hayalinizdeki kulübü alıp şampiyonluk yarışına katılın, isterseniz alt liglerden bir takım ile kariyerinize başlayıp basamakları teker teker çıkın. Tercih size kalmış.

Football Manager’e Yeni Başlayacaklar İçin Altın Değerinde İpuçları

  1. Oyunu ilk defa oynayacaksanız şampiyonluk yarışı veren yahut ligde kalma mücadelesi verecek takımları almayın. Orta sıralarda mücadele edecek olan bir takım almanız oyun sistemini çözme sürecinde sizin için daha avantajlı olacaktır. (Şampiyonluk ve düşme stresi yaşarken oyunu çözmeniz zorlaşacaktır.)
  2. Yeni başladığınız kulüpte oyunculara göre taktiksel diziliş yapın. Oynamayı sevdiğiniz taktikler her takım için uygun olmayabilir.
  3. Genç yeteneklere yatım yapın. Mali sıkıntıların yaşandığı takımlarda önceliğiniz maddi kaynaklar yaratmak olsun. Genç oyuncuları parlatarak oldukça iyi bonservis bedelleri sağlayabilirsiniz.
  4. Oyuncularla aranızı iyi tutun. Takım içi huzursuzluk takımın performansını olumsuz etkileyecektir.
  5. Antrenman takvimini iyi oluşturun. Sezon öncesi kampında fiziksel yüklemeler uzun lig maratonunda takımınıza zindelik katacaktır. Fakat lig döneminde yoğun fiziksel antrenmanlardan kaçının. Maçlar oynanırken yapacağınız yoğun antrenmanlar takımınızın maçlarda erken yorulmasına ve yoğun fikstürde oyuncularınızı sakatlanmasına sebep olabilir.
  6. Teknik ekibinizi eksiksiz oluşturun. Teknik ekibinizin eksiksiz olması size kolaylık sağlayacaktır. Herkes işini yaptığı sürece takımınız emin adımlarla zirveye yürüyecektir.

Sizlerde hayalinizi gerçekleştirebilir, bu meydan okumaya katılarak  birer Marcelo Bielsa, Pep Guardiola, Aykut Kocaman ve Fatih Terim olabilirsiniz.

1997 yılında doğdum. Üniversite öğrencisiyim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir