Özlem Penceresi

Bu yaşlı evrenin yalnızca
Altı senesini kaplıyordu o çaresiz varoluşum
Aylar olmuştu yüzünü görmeyeli
Özlem ne kadar sahte olabiliyorsa büyüyünce
O kadar gerçekti ben küçükken

Senin her dönüşün pencereler önünde bir bekleyiş
Bacaklarını sarkıtırsın ya demirler arasından
Hatta o tanıdık arabayı görünce
Çıplak ayaklarınla atarsın kendini sokağa
Neyse, bunları biliyorsun zaten

Özledim demezdim de mektup yazardım sana
Çiçekli koltuğumuzun arkasındaki duvarda
İçimdeki umutla solup giden mektuplarım
Ben özlediğimi söylemeyi o duvarda öğrendim
Fakat ne yazık, bunu duvara söyledim

Kışın ortasındasın o kahverengi kazağınla
Etrafı kırışmış gözlerinle aynı tonda kazağın
En sevdiğim renkti bu bir zamanlar
Sana yine yazacağım söz veriyorum
Umuyorum baharda görüşürüz

Ben Selin Ece Güllü, 18 yaşındayım. Okumayı ve yazmayı boş zaman aktivitesi olarak değil günlük hayatın bir parçası olarak gördüğüm için buradayım. Burası çok güzel bir yer.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir