Görmeyince Sevilmiyor Mihriban

Mihriban şiiri, Abdurrahim Karakoç tarafından kaleme alınan çok meşhur bir şiirdir. Üniversite yıllarında aşık olduğu Mihriban adlı genç kıza bir türlü açılamayan Karakoç, aşkını bu şiirle anlatmak ister. Mihriban da Karakoç’u sevmektedir. Ama birbirlerine olan sevgilerini uzun süre boyunca iki taraf da dile getirememiştir. Mihriban güzel bir bayandı. Bir çok talibi çıkıyordu. Bir çoğunu reddetse de Karakoç tarafından da bir şey olmayacağını düşünüp gelen talipleri değerlendirmeye karar verir. Karakoç şiirini bitirdiği gün aldığı bir haberle dünyası başına yıkılır. Aşkını anlatacağı gün Mihriban‘ın başkasıyla nişanlanacağını öğrenir. Ve ortalıklardan uzun süre kaybolur. Mihriban ise nişanlandığını söylemek için geldiği sıralarda Karakoç yeniden görünür. Perişan bir vaziyettedir. Mihriban merakla sorar arkadaşlarına:

-Abdurrahim’e noldu?
arkadaşları ise Abdurrahim’in küçük düşmemesi için bir yalan uydurarak çok sevdiği bir yakınını kaybettiğini söylerler.
Yıllar yıllar geçer. Mihriban Edebiyat öğretmeni olmuştur. Bir gün edebiyat söyleşisi konferansına katılır. Konferans sonunda bir gencin şiir okuyacağını duyar. Merakla şiiri okuyacak genci bekler. Sahneye çıkan isim Abdurrahim Karakoç’dur.
“Sarı saçlarına deli gönlümü,
Bağlamışım çözülmüyor Mihriban, Mihriban
diye şiirine başlar ve Mihriban hıçkırıklar içerisinde ağlamaya başlar.
…Ayrılıktan zor belleme ölümü
Görmeyince sezilmiyor Mihriban

Yar, deyince kalem elden düşüyor
Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor
Lambada titreyen alev üşüyor
Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban

Önce naz sonra söz ve sonra hile
Sevilen seveni düşürür dile
Seneler asırlar değişse bile
Eski töre bozulmuyor Mihriban

Tabiplerde ilaç yoktur yarama
Aşk değince ötesini arama
Her nesnenin bir bitimi var ama
Aşka hudut çizilmiyor Mihriban

Boşa bağlanmış bülbül gülüne
Kar koysan köz olur aşkın külüne
Şaştım kara bahtım tahammülüne
Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban

Tarife sığmıyor aşkın anlamı
Ancak çeken bilir bu derdi gamı
Bir kördüğüm baştan sona tamamı
Çözemedim çözülmüyor Mihriban

Karakoç şiirini bitirdiğinde kulise gider. Ardından Mihriban da kulise giderek “Seni seviyorum.” der. Bu şiiri bana yazdığını biliyorum der. Karakoç ise, “Sen evli değil misin?” diye sorar. Mihriban da “Senin inadına nişanlanmıştım, sonra nişanı da geri attım zaten. Yıllardır seni aradım, bulamadım.” der. Karakoç ise, bu şiiri sana değil kızıma yazdım der. Mihriban fenalık geçirerek hastaneye kaldırılır. Karakoç hastanedeki hemşireye bir not bırakarak Mihriban uyandığında vermesini rica eder. Mihriban uyanır. Yanında kimseyi göremez. Ardından gelen hemşire, kendisini hastaneye Abdürrahim Karakoç’un getirdiğini ve kendisine bir not bıraktığını söyler. Notu açan Mihriban gözyaşlarına boğulur. Hemşire ne olduğunu sorar ve Mihriban‘ın cevabı manidardır: “Çok sevdiğim bir yakınımı kaybettim.” der.
Kağıtta şunlar yazılıdır:
MİHRİBAN (UNUTURSUN)
“Unutmak kolay mı? ” deme,
Unutursun Mihriban’ım.
Oğlun, kızın olsun hele
Unutursun Mihriban’ım.Zaman erir kelep kelep..
Meyve dalında kalmaz hep.
Unutturur birçok sebep,
Unutursun Mihriban’ım.

Yıllar sinene yaslanır;
Hâtıraların paslanır.
Bu deli gönlün uslanır…
Unutursun Mihriban’ım.

Süt emerdin gündüz-gece
Unuttun ya, büyüyünce…
Ha işte tıpkı öylece
Unutursun Mihriban’ım.

Gün geçer, azalır sevgi;
Değişir herşeyin rengi
Bugün değil, yarın belki
Unutursun Mihriban’ım.

Düzen böyle bu gemide;
Eskiler yiter yenide.
Beni değil, sen seni de
Unutursun Mihriban’ım.

Sevmeye, aşka geç kalan bu iki insanın hikayesini Musa Eroğlu besteleyerek kulaklarımıza güzel şiirin yerleşmesine yardımcı olmuştur. Bestelenme hikayesi ise şöyledir::
Musa Eroğlu’nun kızı bir gün babasına “Dosta Doğru” adlı şiir kitabını verip “Babacığım bu kitapta güzel bestelenecek şiirler var, lütfen okur musun?” diyor. Musa Eroğlu ise şiir kitabı okumak istemiyorum yeter artık dese de kızının ısrarı üzerine alıp okumaya başlıyor. O gece üç kere okuyor ve bestenin kendiliğinden oluşmaya başladığını söylüyor.
Bu güzel eseri sizlere önermek benim için zevkti. Kulaklarınızda anlamını bulması dileğimle:)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir