Acı Bir Veda: Bal

Her şarkının bir hikâyesi vardır. Bugün çok acı bir hikâyeye sahip bir şarkıyı sizlere anlatacağım: Bal.

Hepimiz Duman grubu ve onun solisti olan Kaan Tangöze’yi az çok biliyor ve tanıyoruz. Bal şarkısı, Kaan Tangöze’nin sevgilisi Ahu için yazılmış bir şarkıdır. Aslında Duman grubunun seslendirdiği çoğu şarkı Ahu’ya yazılmıştır.

“Aşkım sen benim canımsın 
Kanıma karışmış kanın” 

Ahu ve Kaan Tangöze birbirlerini çok sevmişler. Fakat o sıralarda Ahu’nun ailesi boşanmanın eşiğine gelmiş. Ahu, annesi ve babasının boşanması üzerine psikolojik bir çöküntüye girmiş, iyice içine kapanmış.

“Söyle kimlerden kaçarsın 
Boşuna durmadan ağlarsın” 

Onların aşkı kadar kavgaları da şiddetli olurmuş Bu çalkantılı ruh hâli de tabii ki edilen kavgaların şiddetini arttırmış.

“Yavrum sen benim balımsın 
Tadına alışmış canım” 

Duman grubu “Belki Alışmam Lazım” isimli ikinci albümünü çıkardıkları zaman bir barda tanıtım için konser vermeye karar vermişler. O konserin olacağı günün sabahında da Kaan Tangöze ve Ahu tartışmışlar. Ama yine de Kaan, Ahu’nun konsere geleceğini düşünmüş. Çünkü ne olursa olsun hiçbir zaman konserlerinden hiçbirini kaçırmamış Ahu.

“Aaah güzel kuşum gir kanıma 
Ben zaten sarhoşum” 

Ve o beklenen konser başlamış. Kaan Tangöze, Ahu’nun gönlünü almak için o zamana kadar onun için yazdığı tüm şarkıları söylemiş ve bir yandan da gözleri onu aramış. Bulamasa da yine de onun konserde bir yerde olduğunu düşünmüş.

“Nerdesin, sevgilim?”

Bir rivayete göre Kaan tam “Bal” şarkısını söylerken kulise Ahu’nun intihar ettiği haberi gelir. Bal şarkısı bunun için bu kadar önemlidir. Diğer bir rivayette ise birbirlerine “Balım” diye hitap ettikleri için bu kadar önemli olduğu söylenir.

“Söyle nerdesin bal 
Artık benlesin bal” 

Bu intihar haberini Kaan’a konser bittikten sonra söylemişler. Kaan bu haber karşısında yıkılmış, günlerce de evden çıkmamış ve kimseyle konuşmamış.”Bal” şarkısını hiçbir konserinde seslendirmemeye dair yemin etmiş.

“Artık sen benim canımsın 
Canlı kalan tek yanımsın”

Ahu’nun ölümünden sonra ilk defa Açıkhava Tiyatrosu’nda seyircilerin yoğun ısrarı üzerine arkasını dönmüş, parmaklarıyla gökyüzünü göstermiş ve son kez şarkıyı ağlayarak seslendirmiş.

Bu acı dolu hikâyeyi öğrendikten sonra, şarkıyı bir kez daha dinlediğimizde şarkı bizde artık bambaşka duygular uyandırmaya başlıyor. Daha bir hissederek, her sözünü anlayarak dinliyoruz. Her şarkının bir hikâyesi vardır. Ne yazık ki bu hikâyelerin çoğu arkasında çok büyük bir acıyı barındırır.

 

 

Hacer Atik
21 yaşındayım. Ege Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde eğitim görmekteyim. Edebiyata ve kitaplara gönül vermiş bir gencim. :)