Tablo

☕ 3 dk okuma
🎻 Edebi & Klasik Çalma Listesi Odaklanma ve dingin okuma için seçilmiş enstrümantal eserler • Sırayla kesintisiz çalar
  • 01
    Gymnopédie No. 1 Erik Satie • Klasik Piyano
    ▶
  • 02
    Valse Evgeny Grinko • Melankolik Şiirsel
    ▶
  • 03
    Nocturne Op. 9 No. 2 Frédéric Chopin • Romantik Klasik
    ▶
  • 04
    Tasavvuf & Huzur Ney Taksimi Geleneksel • Derin Ney Ezgisi
    ▶
  • 05
    Nuvole Bianche Ludovico Einaudi • Modern Neoklasik
    ▶
  • 06
    Comptine d'un autre été Yann Tiersen • Edebi Düşünce
    ▶
  • 07
    River Flows in You Yiruma • Lirik Akış
    ▶

Tablo deyince ne geliyor aklınıza?

Büyük ihtimalle duvarda asılı duran resim, manzara, hat sanatı ile yazılmış sözler, aile fotoğrafları,hediye gelmiş hatıralar… Evet zahirde bunlar vardır. Kimi insanların duvarları dolup taşar, kimilerinin sadece bir saati vardır ya da takvimi, kimilerinin ise hiç bir şeyi, belki bir evi bile yoktur. Bu cümle ne kadar acı değil mi? “Belki bir evi bile yoktur.” Sığınacağı bir yer tutunacağı bir dal… Evi olmayan kişilerin evinin olmamasından ziyade bu durumun farkında olup umursamayan güruh daha acınası bir halde. Zira “Komşusu açken kendisi tok yatan bizden değildir.” diyen bir peygamberin ümmeti olduğunu iddia eden binlerce insan varken umarsızca yaşamaları şahsıma göre ölü bir hayatı yaşadıklarını göstergesidir.

OKU  Son Lâhza Sessizlik

Bir insanın düşüncelerini evinin duvarlarından anlayabilirsiniz. Bir nevi iç dünyasını oraya yansıtmıştır. Duvarlarının kirli mi yoksa temiz olması bile kişinin titizliğinin bir göstergesidir ya da duvarların rengi zevklerini temsil eder bir nevi. Zira duvarlar saklanamaz. Sınır belirler, seviye koyar. Çizgilerinin, hassasiyetlerinin olduğunu gösterir.

Kimilerinin duvarlar umrunda değildir. Onları ilgilendiren sadece tavanlardır. Bir yere ya da yatağa uzanırlar. Gözleri açıktır, saatlerce tavanı seyredebilirler. Saatlerce… Gece gündüz farketmez. Öylece seyrederler. Seyrederken bazen gözlerinden yaşlar süzülür, buruk bir tebessüm olur dudaklarında; tavanda canlanır mazileri… Yutkunurlar kalkıp su içmeye mecalleri yoktur. Ta ki biri odaya girene kadar o an her şey değişir. Hiç bir şey olmamış gibi kalkarlar devam ederler hayatlarına zira ne gidenle gidilmiştir, ne kalanla kalınmıştır. Kimi kendini kandırır, kimi isyan eder, kimi sabreder, kimi sığınacak başka bir liman arar.

Tavanlar zahirde boştur, dolduranın iç dünyası ne kadar doluysa o kadardır ve kimse baktığında bir şey göremez aynı tablolar gibi. Tabloya bakarsın a dersin ne hoş bir tablo. Aynı bir insanın yüzüne bakıp sadece yüzüne bakıp ama ne hoş ne güzel bir insan denildiği gibi. Evet çünkü biz çok severiz görünüşe iltifat etmeye. İçine girildiğinde ise kaçarız arkamıza bakmadan, kıvırmaya başlarız. Başlangıçta merak ederiz, öğrenince fossss diye bir ses çıkar. Çoğu insanın bu durumu yaşadığını düşünüyorum. Bu sebeple insanlar duvar örerler insanlara karşı. Sınır belirlerler, herkes dost olamaz benle derler haklılar da bence. Herkesin bir tavanı var, herkesin bir duvarı da… Sazan gibi atlayıp girmeye çalışmayın. Tablolara bakın geçin!

✓ 24Okur Edebi ve Kültürel Yayın İlkeleri Güvencesi
Bu içerik; 24Okur Yayın Kurulu ilkeleri doğrultusunda doğrulanmış, edebi tahlil ve kaynak güvenilirliği standartlarına uygun olarak yayına alınmıştır.
Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Saide Nur Coşkun
Saide Nur Coşkun
Meçhule giden biri.

İlgili Yazılar

CEVAP VER

Bir yorum girin
Adınız

- Advertisement -spot_img

Son Yazılar