Yaşamaya Dair

Ölüyorum çılgınlığını her gün yaşıyorum. Her gün bu sesleri suyun içinde duymak çoraklaşmış bir topraktan bile daha acı. Her gün bu acıyı, bu masumluğu damarlarımda akan kanda hissetmeli miyim? Hâlbuki bugünlerde suyu çok içiyorum.  İnadına yaşamalıyım, bu yalancı dünyada çoraklaşmadan, demirden heykel gibi karda izimi belli etmeden…

Günlerim sıralı olmamalı, elma şekeri gibi insan yüzünü gülümsetmeliyim. Negatif günlerin yaşanmışlığını üzerimde bırakmadan elif misali durarak. Yeter ki yağan yağmurda ıslanmaktan korkmayalım. Elma şekerini yere düşürmeden büyük bir özgüvenle yiyelim ki gülen gözler limon yiyen gözlere dönmesin.

Biliyor musun? Çok yakınında bir ajan var tüm sakladıklarını, söylemekte. Kim mi? Uzaktan ay gibi parlayan, ağlayınca kocaman şişen gözlerin. Fotoğraf makinesi gibi her şeyi çeker sonra beynine kaydeder. Kötü bir anın varsa kalbine acıyı bırakıp saklanır bilinçaltına. Bilinçaltı da beyninin içinde kalbini üzmekle dalga geçer bir kenarda. İçindeki düşman negatifliğindedir. Sürekli başarılı olamamaktan korkarsan başarılı olamazsın tabii ki ama başarılı olacağım diye yola çıkarsan rüyalarında tıp fakültesini birincilikle bitirdiğini bile görürsün iste ve başar!

Rüyalarını, yaşamını “ciddiyetle” süsle, hayat senin hayatın izin verme sensiz dünyaya!

Kelimelerin mumun önünde, gözyaşların gibi akıp gitmesin. Müzik yerine koy hayatının olumsuz yanlarını biraz da kendin için yaşamaya dair bir şeyler yapmalıyım diye düşün! Yaşamaya dair, yalnız başına yapmayı çok sevdiğin bir romantiklik yap! Atan kalbin kimse için atmasın, aynaya baktığında üzüldüklerin içinde kaybolma! Sen benim hiç tanımadığım kadar güzel ve akıllısın sana güveniyorum… Mutsuzluğunu gölgede bırak ve faydalı olmak için uğraş böylesi daha iyi olacaktır. Bir işi başarmak istiyorsan onun ruhundan sıyrıl ve çalışmaya başla!

Hızlı koş, soluğun kesilene kadar hızlı koş sonra nefesini diyaframdan al ve ver!

Kabullenmek aktif bir düşünme eylemidir. İlk olarak kendi yapabileceğin aktiviteye yönelmelisin. Çünkü sana biçilen rolleri kendine aitmiş gibi davranırken bir süre sonra toplumun verdiği bu şeyler tarafından zorlanacaksın. Uyan ey gözlerim! Sana ve hayatına katılan her durumdan başarılı çıkamayabilir ve aitlik duygusunu da halının altına süpürmemelidir.  Yorulmak yok dostum! Onu değiştirmeye çalışma! Karşı tarafın kapasitesi budur belki. Kabullenme bu şekilde gelişecek. Üç yerde delik var. O zaman hayatın sana sunduğu fırsatlardan hediyelerden yararlanmalı, bilmeli ve hayata küsmeyi yok saymalıdır güzel insanlar.

Bizim dinlediğimiz masalların hepsi mutlu biterdi. Mutsuz bitenler diğerlerinin uydurmasıdır. Kendine güvenin yerine gelsin! Tut elimi, haydi gidiyoruz! Neden gidiyoruz? Çünkü “seni seviyorum” demek için geç kalmak istemiyoruz tüm sevenlerin olarak. Bir bilgi ne kadar kıymetli ise insanın ruhu da o kadar değerlidir. Dinle kendini.

Doğduğumdan beri sanki ait olmadığım bir yerdeyim. O, üç deniz ile kaçacağım. Acılar içinde tükenmeye gidiyorum. Sonra bir söz geliyor aklıma.

Sabır diyorum, sabır…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir