21.9 C
İstanbul
Çarşamba, Eylül 28, 2022

Yalnızlığın Antolojisi

“Çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım Bilmiyorsunuz, darmadağın gövdemi çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum.”

Siz hiç bilir misiniz bayım aydınlığın da karanlıklar doğurduğunu? Dışların kalabalığından payına düşenin içlerin yalnızlığının olması, boynunu sıkı sıkıya saran bir urgan gibi peyda etmiyor mu canına. Canını yakan şeyin hoyratça sözler, hoyratça dokunuşlar değil de gönlüne değen sıcacık bir tebessüm olduğunu bilebilir misiniz bayım?

Hayır, bilemezsin…

Yalnızlığın boyutu hakkında bilgi verebilir misiniz bayım? Hüznümün sekiz oktavlık isyan şarkıları ile bestelenmiş olabileceğini, yüzünde tebessümün gölgesi dururken ruhunun yalnızlığın acı şarabı ile mayalandığını ve ruhunda güzelliğe dair her şeyi ıhlamurların çiçek açtığı zamana saklamanın ne demek olduğunu bilebilir misiniz bayım?

Hayır, bilemezsin…

Bayım bir sürgündedir ruhum ve o sürgünde her akşamüstü mavi bir kuş gelir konar yanıma, bana özgürlükten bahseder. Kelamı bitince de beni kelamsızlığın diyarında, hoyrat rüzgarların ağuşunda bırakıp gider. Söyleyin ona bayım; mavi kuşlar kendi türünden olanları sürgüne mahkûm eder mi?
Bunun cevabını duyamayacağım galiba, çünkü bayım ben mavi kuşumu öldürdüm…

Önceki İçerikHaykırış: Çav Bella
Sonraki İçerikGizli Takıntı
Şüheda Şalışlıoğlu
20 yaşındayım. Mersin Üniversitesi psikoloji bölümü öğrencisiyim. Kendimi bildim bileli yazma, karalama, çizme alanları ile çok ilgilendim, içli dışlı oldum. Ve bu hobilerimi -hele hele yazma- bu mecra ile birleştirip daha iyi ve daha güzel işlere imza atmak istiyorum. Daha çok okumak, okudukça yazmak ve yazdıklarımı paylaşmak sanırım beni en çok mutlu edecek şey olabilir :)

Related Articles

CEVAP VER

Bir yorum girin
Adınız

- Advertisement -spot_img

Latest Articles