Bir Gözden: Ahlat Ağacı

Hiç bir zaman hayalinizden vazgeçmeyin, kapılar yüzünüze kapansa dahi.

Başrollerinde Doğu Demirkol ve Murat Cemcir‘in yer aldığı Ahlat Ağacı, göz doldurur nitelikte “Sürreal” bir yaşama ev sahipliği yapar.

Zaman dediğin sessiz bir testeredir. Kime dost kime düşman olacağı belli olmaz.

Üniversite hayatını noktalayan ve yaşadığı kasabaya dönen Sinan, yazmış olduğu kitabını bastırmak için bir mücadeleye koyulur. bu mücadelede yoluna taş koyanlardan birisi de babası İdris’tir. İdris sevilen bir öğretmen iken kumara düşmüş ve bu durum tüm çevre ile yankılanmıştır, o itibar yerle bir olmuştur. Hali ile Sinan kimin kapısını çalsa geri gönderilmiştir.

“İnsan neden illa, en yakınında duran hayatı seçip, onu yaşamak zorunda ki? Halbuki hayatta öyle güzel şeyler var ki; kalabalık, ışıklı caddeler, güzel yemekler, uzaklara giden gemiler, aşklar, sarhoşluklar, yağmurda ıslanmalar…”

En son çare olarak babasının gözünden sakındığı köpeği satarak kitabını çıkarmayı başaran Sinan, askerlik serüvenine koyulur. O süreç içerisinde kimseden haber alamayan Sinan, memleketine geri döndüğünde babasını evi terk etmiş, köydeki küçük çiftliğe yerleşmiş olarak bulur.

Aslında o kadar önemli biri olmadığımız ortaya çıktığında neden üzülüyoruz ki?
Bunu temel bir aydınlanma hali olarak ele alabilsek daha iyi olmaz mı?
İnanmak dediğimiz şey sonuçta insanın içinde başlattığı bir eylemdir.
Ve güzelliğe, aşka inanmak kadar ayrılığa da inanmak, hazır olmak gerekir.
Yani her güzelliğin sonunda bir kopuş, ayrılık pusuda bekler.
Madem öyle, başımıza gelen bu gibi tatsızlıklara bizi kendi bilinmeyenlerimizle yüzleştiren hayırlı felaketler gözüyle bakmamız gerekmez mi?

Filmin sonu “Sürrealistlik“te zirve bir yapmış ve oyunculara da yansımıştır.
Bir müddet sonra İdris uyuya kalır ve “Sürreal” bir sahnede, Sinan’ın kuyuda kendini astığı görünür. Fakat bu sahne İdris’in uyanması ile kesilir. Oğlunun nerede olduğuna bakan İdris, Sinan’ın kuyunun sonunu bulmaya çalışmasını görür.

”Kaderinden kaçtığında, kaderine varırsın…’

Yazmak duygusunu daha iyi tanımak için üniversite hayatımı Edebiyata döktüm.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir