Sakız Hanım İle Mahur Bey

Merhaba sevgili gönüldaşlar, umarım hayatınızda sizleri yoracak bir takım sıkıntılar ile boy göstermek zorunda değilsinizdir.

Bugün, sizlerin kapısını çalmamın nedeni, ruhları dinlendiren bize ne olduğumuzu öğreten bir şarkı ile gelişimdir.

Sakız Hanım ile Mahur Bey.  Birçok insan yaşar, ama ne için yaşayacağını bilmez. İşte tam da bu sırada Barış Manço’nun birbirinden tarifsiz dizeleri ile karşılaşır ve âşık olur o dizelere.

”Çocukluğumun geçtiği o eski mahallede
Aşı boyalı, ahşap, eski bir evde otururlardı
Sakız Hanımla Mahur Bey
Bembeyaz tenli, bembeyaz saçlıydı Sakız Hanım
Zaten onun için Sakız Hanım derdik kendisine
Pamuk gibi elleriyle kemençe çalardı
Eşi Mahur Bey önce biraz nazlanır
Sonra o da kanunuyla eşlik ederdi Sakız Hanıma.’’

Hep birlikte böylesi eşsiz satırlara merhaba demekten sıkılmamışsınızdır umarım.

Bir dönemin çocuklarının, Barış abisinin şarkısı ile karşı karşıyasınız. İki yürek ama tek bünyede yerleşilmiş bir sevdadır, Sakız Hanım ile Mahur Bey.

‘’Yaz akşamlarında
Açılırdı perdeler
Yorgun ellerinden
Dökülürdü nağmeler’’

Yorgun ellerden nağmelerin dökülmesi, kim düşünebilir ki Barış abiden başka. Belki de yorgun ellerden dökülen nağmeler, Sakız hanımın yaşanmışlıklarıdır. Siz ne dersiniz bu konuda?

İki yıl kadar oluyor
Önce kanun sustu o eski evde
Birkaç ay sonra da kemençe
Ve aşı boyalı ahşap evin perdeleri
Bir daha açılmamak üzere kapandı
Evin satılacağı söylentileri başlayınca gittim
İçeri girdiğimde eski bir koltuğun üzerinde
Boynu bükük bir kanun
Ve kanunun göğsüne yaslanmış mahzun kemençeyi gördüm
Bize dokunmayın der gibiydiler
Kıyamadım uzaklaştım

Yaşanmışlıkların gölgesi ile geçilmiş bir eve girdiğini söyler Barış abi, o eski koltuğun üzerinde duran belki de kanun ile kemençe değildi, bir ömürdü. O evde iki ömrün sayesinde ayakta duruyordu. Geçmişi ve geleceği temsil ediyordu o iki alet. İki yüreği, iki yaşantıyı, iki gönlü ama tek bünyeyi işgal etmiş gibi duruyordu.

Mahur Bey susunca
Kapandı perdeler
Sakız Hanımla bitti
O hüzünlü nağmeler

Son satırlarında bizlere kadınların gücünü yansıtır. Kadınsız bir erkeğin ne edebiyatı olabilir, ne müziği, ne şiiri. O hüzünlü nağmelerin bitmesinin nedeni olan Sakız Hanımın gidişiyle hikâyeye son verilir.

Bizlere böylesi eşsiz satırları bıraktığı için Barış abiye sonsuz minnetler.

Yazmak duygusunu daha iyi tanımak için üniversite hayatımı Edebiyata döktüm.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir