Sudan Çıkmış Balık

Son zamanlarda çok sessizdim kendi içimde. Çok fazla evrelerden geçtim.

Çok düşündüm. Ne alaka bu şimdi, dedim çok kere. Sonra yine düşünmeye devam ettim.

Çocukça sevmek mi aklı başında sevmek mi daha iyi hiç karar verememişim. Bu paragrafın yanına kocaman bir soru işareti koymuşum. Belirgin bir siyah noktasıyla hem de.

Çizilmiş küçük bir noktaya birçok anlam yükleyebilirim az sonra bunun listesini yaparım.

Önceliğim karar verilemeyenler listesi, kocaman soru işaretli olanlar…

Çocuk gibisin diye azarlanırken, çocuk masumiyetinde sevgi beklenmesini düşündüm.  Çocukça sevmek ne demekti?

Kollarını iki yana açıp işte bu kadar seviyorum mu demeliyiz?

Her şeyin farkındayım diyerek sevmek… Biliyorum her şeyi, görüyorum ve seni seviyorum. Tabii aklı başında sevmek çok daha anlamlı olmalı.

Kendi içimde bir yere varabileceğimi düşünmüyorum. Sevdiğimde aklı başında mı seviyorum yoksa kollarımı iki yana açıp dünyayı mı kucaklıyorum, bilmiyorum.

Ezberlenmiş cümlelerimi düşünüyorum.

Listelerime dönecek olursak yeni başlıklar eklenmeli. Mesela cevabını bildiğim halde sorduğum sorular listesinin yanına bir de cevabını bildiğim ama sustuklarımı eklemeliyim.

Peki tüm heveslerimi listeleyebilir miyim? Gelip geçenleri, kuruttuğum her çiçeği, yaprağı, duyguyu…

Uzun zamandır terk etmediğim iki alışkanlık okumak ve kopardığım her çiçeği, yaprağı kurutmak. Biriktirmek oldum olası hoşuma gidiyor. Sevdiklerimi, sevmediklerimi, avucumda sımsıkı tuttuğum hüzünleri hep biriktirmek isterim.

Avucumu açsam uçup gidecek tüm hüzünlerim…

Onları seviyorum, bir gün ellerimi açtığımda  tüm hüzünlerimin uçup gideceğini biliyorum. Ezberlenmiş cümlelerimi seviyorum. Hep duyduğunuz, okuduğunuz cümleleri seviyorum.

Şimdi her şey için bir liste yapıyorum ki bir gün hepsi unutulduğunda, sudan çıkmış balık gibi hissettiğimde dönüp kendime bakabileyim.

2 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir