Rağmen

Dünya denen hengame içerisinde eşilen yollarımızı düzeltmeye çalışmakla geçiyor beyhude ömrümüz. Sonra bir gün ansızın tek kelamlı bir sözcüğün eşitsizce pay edilen çoktan seçmeli bir testine tutulurken buluyoruz kendimizi yaşamın tahtasında.

Göğsümüzün ortasındaki boşluğun kaç ton yük kaldırabildiğini testlerdeki her bir şıkkı omuzlamaya kalkarken fark ediyoruz. Başka sayfalardaki soruları gördükçe yeni derinliklere gömülüyor oysa insan. Hem gömülen sadece insan mı ki şu dünyada ? Kaç duygumuzu bıraktık şimdiye değin sığ çukurlara ? Kaç cümlemizi yarıda kesip içimize bastırdık ? Dünyanın kabarıp inen yüreğinin sesine kulaklarımızı her kapatışımızda birer penceremizi açık unutup ayazda kalmadık mı ?
Sevgili okur, kalplerimizin içerisinde pıhtısı kalan izlerin tozlarını hangi bir nefesin ne derece kuvvetli üflemesi gerekiyor bizi bunca alışkanlıktan alıp götürmesi için ?

Yine de bunca alışılmışın içinde her şeye rağmen serin rüzgar. Neyseki her şeye rağmen camımızın önüne düşen yağmur damlacıkları sevindiriyor içimizi. Her şeye rağmen tek tek üstesinden geliyor insan. Hayat bir şekilde günleri birbiri ardına eklemenin yolunu buluyor, her şeye rağmen.