Mâverâ

Tutuşmuş paçalar, âşikâr etmişiz bir kere sırrı

İçim içime sığmıyor, ama bu seferki sevinçten değil, içimde yankılanan belirsizlik fazlalığı.

Kurda kuşa yem oldu bu gönül neden hâlâ hiç kanmıyor sevgiye? İçinde kopan fırtınalar durulmadan, denizlerin şiddeti dinmeden kabarıyor göğüs, çekiliyor damarlarındaki kan.
Pusuya geçmiş bütün hüzünler, en can alıcı noktadan vurmak için… Çekmiş bütün karaları, heyhat! Ateş ediyor kurşun misali.
Ferman yok, her yeri sarmış kıvılcım.
Tutuşmuş paçalar, âşikâr etmişiz bir kere sırrı
Geceye vurmuş yine damgasını, hedeften şaşmamış ok.

Yürü boylu boyunca görünmesin gönlündeki kambur. Sesin kısılmış bir çığlık, pervazlara tıkanmış birkaç cümle. Eşikten sızmış mâverâ

Bu akşamlar çok şahittir bize…
Bu akşamlarda dinledik, yüreğimizden oluk oluk akan acıları
Bu akşamlarda seyrettik gecenin zifiriliğini
Bu akşamlarda coştu gönül, aktı kalem
Bu akşamlar çok şeye sığınak, bu akşamlar çok derde perişan, bu akşamlar çok yüreğe tanıdık. Ahh bu akşamlar çok dumanlı, çok dağınık.

Gel beriye, öteden uzak düşer.
Yanaş manaya, oku cümlelerimi
Perdeleri kaldır, gözlerin sîneme kör
Oku da sığınak yaptığım virgüllerimi, noktalarımı gör…
Yaram dert değil, derdi yoldaş yapan gönlümü gör…


Selametle

Şiirler dokunsun gönlünüze, kalem ve kağıda anlatın derdinizi, şüphesiz en güvenilir sırdaştır kendisi... ٭

One Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir