İçimiz, Dışımız

“Düşünmek, ruhun kendi kendine konuşmasıdır.”

EFLATUN

İşte bu yüzden, düşünmeyi seviyorum, bir şeyler üzerine kafa yormayı.

Fakat bu düşünceler, kendime, hayatıma, bana dair olduğu zaman huzurlu ve mutlu hissediyorum. Eğer bir başkasının, onun, bunun, şunun hayatına, özeline kafa yorarsam, bu beni huzursuz ediyor.

Ben, kendimden ve vazifeli bulunduklarımdan sorumluyum. Daha kendimi tam olarak keşfedememişken, başka benlikleri sorgulamak, irdelemek hayli yıpratıcı.

Başkasının hayatını sorgulamak, onun alanına müdahale etmek, kafamızı bunlarla meşgul etmek, zihni yormak ve zaman israfından başka hiçbir şey geçirmeyecek elimize.

Kendimize yolculukta bizi saptıran, varacağımız noktaya yani özümüze ulaşmamıza engel olan, yolumuzu uzatan bu tuzaklara düşmemeli. Elbette insan kendini incelerken, iç dünyasını keşfederken bu düşüncelere dalmadan edemiyor.

Bugün,özellikle de yediden yetmişe sosyal medyanın hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olması sebebiyle, insan kendinden başka herkesin hayatından haberdar; bir başkasının özelini araştırıyor, kendini sürekli bir başkasıyla kıyaslıyor ve hatta bir başkası gibi değil, tam olarak “o” olmak istiyor. Bunları başaramadığı an, mutsuzlaşıyor. İşte tüm bu anlattıklarım, kendini keşfedememenin, kendini bulmadan, dışarıya yönelmenin olumsuz etkilerinden birkaçı.

Belki de, olmak istediğimiz, benzemeye çalıştığımız diğerlerine nazaran, kendi içimizde, benliğimizde farkına varmadığımız, fakat bize has, yalnızca bize ait cevherler gizli. Sadece keşfedilmeyi, dokunulmayı bekliyor. Bir kıvılcıma muhtaç.

İçimizdeki bu arayışları, özümüzü, dışarıda, uzakta, bir başkasında değil, yine özümüzde bulabileceğimizi düşünüyorum.

Evet, her insanın kendisine ilham veren, örnek aldığı, saygı duyduğu, “gibi” olmak istediği birileri elbette vardır. Olmalı da. Fakat bu beğeniş, bu yolundan gitme, bizi biz olmaktan alıkoymamalı.

Kısacası hepimiz, içimizin derinliklerine, benliğimize, özümüze dönmedikçe, birilerinin hayatıyla meşgul olmaktan vazgeçmedikçe, kendi yolculuğumuzda son durağa varamayacağız.

Haydi, hep birlikte özümüze yolculuğa çıkalım!

Emine Aygördü
Türk Dili Ve Edebiyatı / Sosyoloji öğrencisi. Ânı yaşamayı unutmamak ve hatırlatmak isteyen biri.