Hemen Editleyelim Efendim: Editörler

Gözümüzün nuru, başımızın tacı ve yazılarımızın ilacı, dermanı editörleri gelin hep beraber bu yazımda yad edelim. Ee ne demişler: Giriş, Gelişme, Sonuç ve Editör.

Bu yazımda kitap, içerik ve haber editörlüğünü ele alacağım. Bunlara ek olarak bir de video editörlüğü var.Tabii sistemlerin ve ekipmanların farklı olduğu bir alan. Editörler, şöyle ki yayınevlerinin, haber ve sosyal sitelerin olmazsa olmazı. Metinlere son noktayı koyan bu kitle, imlamızdan noktamıza, cümlemizden konumuza metine dahil olan her şeyi düzenler, hizaya getirir.

Editör; kitap, gazete, dergi veya web içeriği planlar, gözden geçirir ve revize eder. Kısacası editörü bu şekilde tanımlıyoruz. Editörler, bağlı olduğu edebi kuruluşun ilgisi, alanı dahilinde, imla, yazım ve noktalama işaretleri kurallarına bağlı kalarak yazarların hatalarını düzeltme görevini üstlenir. Metinleri, yazıları ince eleyip sık dokuyarak ve ortaya koyulan emeği sahiplenerek eserin yayımlanma aşamasındaki son düzeltmelerini yapar.

Editörlük öyle gözüktüğü gibi kolay iş değil. Oturduğu yerden oh ne güzel iş falan diyenler lütfen durun ve düşünün. Bana göre editörlük efor gerektiren bir iş. Zaman zaman sinir bozucu olduğu oluyor. Editör olmayı pek istemem açıkçası. Bir kere genel kültürün iyi olmalı ki yazı kaleme alanı yakalayabilsin. Gözlerin kartal gibi olmalı, dereceli göz asla, gibi nüanslar işin şakası tabii. Ve ayrıca bunlara ek olarak yazar/şair tribi, noktası, virgülü… Kim uğraşacak arkadaş?

Siz yazın, noktasına virgülüne karışmayın, gözünüz arkada kalmasın, biz düzeltiriz efenim… Editörlüğün sabır gerektiren meslekler arasında ilk sıralarda yer aldığı kesin. Yüksek motivasyona ihtiyacınız olmalı. Hele işinde iyi, kaliteli ve metni kaleme alana “yuh onu nasıl gördün ya” dedirtiyorsa inanılmaz… 7/24 çalışma düzenleri olmasa da günün herhangi bir saatinde karşılarına ne çıkacağı belirsiz. Gecenin beşi yahu. Azıcık sıkı tutuverin ilham perilerinizin ağzını. Sabah ola hayrola demişler.

Bende ‘R’ harfi bozuk ya, sen ekleyiverirsin. Editör abi bizim deneme ne oldu? Hala yolda mı? Al bir de buradan yak. Yarım saati var kardeşim, noktalamaları koyuyorum, neredeyse hazır… Editörlerin her an çok farklı kafa yapısıyla karşılaşmaları mümkün, kestirilemez. Zamanla insan psikolojisi alanında da kendilerini geliştirmişlerdir. Ülkede yabancı dil bileni havada kapıyorlar. SEO bilmek şart. Office programlarını söylemiyorum bile, adın gibi.

Dönemin şartları gereği zamanlarının çoğunu bilgisayar başında geçiren bu gözlüklü arkadaşlarımızın -akıllarda gözlüklü diye canlanıyor değil mi?- yazarlarla araları zaman zaman limoni olabilmekte. Tabii sonradan orta yol bulunuyor. Amaç ortaya eksiksiz eser koyabilmek. Herkesin noktasına, imlasına kimse karışamıyor gibi bir söz tarihe geçerken editörler çekiyor kılıcını. ‘Savunun ey bre noktasızlar!’ diye çıkışmıyor tabii de sonuçta yayımlama aşaması onun elinde. Abartılar ve espriler bir yana emekleri, çabaları, farklılıklarıyla pek ön planda olmasalar da onlara çok ihtiyacımızın olduğu tartışılmaz. Bu özverileri ve gayretleri takdir edilesi. Alınlarındaki teri, gözlerindeki feri ve bizim gönlümüzdeki bu değeri asla es geçilmemelidir.

Yazımı kısa ve sevecen tutmaya özen gösterdim. Şimdilik bu kadar diyelim. İnceleme için yazımı editör safhasına gönderirken herkese esenlikler diliyorum.

5 duyu organlarımla gözlemlediklerimi edebileştirirken kısa ve öz kalmakla idare ediyorum. Sanatsal yönüm, gündelik yaşantılarım içinde ağır basıyor ve bu şekilde bir şeyleri kaleme alabiliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir