Bekleyenler Durağı

Adında sancılı bir acının adresi gizlidir, onun adı beklemektir. Acısı yüreğe oturur kalkmak bilmez, sessizliği duyulsun da istemez. Sessizce hayatın içinden bir şeyler bekleriz ve böylece başrolde canlanır tüm durağan hayallerimiz. Tarifi her dilde farklıdır, farklı anlamlar katar ama ortak bir sonuç doğurur beklemeler. Ya ayrılık ya kavuşmak, ya son ya başlangıç…

sessizlik

Zamansız geldi sanılır ayrılıklar, oysa en çok hatıra gelendir, beklenendir usul usul. Sevdiğim, güzel bir insandan öğrendiğim gibi “beklemek, yaşamın en korkunç halidir” diyebilir miyiz? Sahi bu kadar korkutan nedir? Yaşarken ölüm, severken nefret, bir iken ayrılık hep yan yana var olmamış mı? Evet var olan hakikatin içindedir korku, boşa beklemiş olmak… O boşluk içimizde büyümüştür çoktan ve artık merhem olmaz sızlayan bekleyiş yaralarına. Kabuk bağlamış taze acılara iyi gelir belki diye geçip gideriz tüm boşa koyup dolusunu alamadığımız bekleyişlerden… Yahut gidemeyiz, şarkı da dediği gibi ” bekle, dönüşü vardır zor sürgünlerin de…” elbet dönüşü vardır tüm kayıp beklemelerin diyebiliriz sadece.

Peki, sonu umuda, sevgiye ve kavuşmalara çıkan yolda beklemek güzel değil mi? Beklemek en asil eylemdir ve bence yüreğin ne kadar büyükse bekleyişin de o kadar anlamlı ve güçlü olur. Sessiz ve derinden bir o kadar gururlu bakarsın beklenen sonun gözlerine. İşte başardım, seni ben var ettim, umuduma katık ettim, sabrın suyunu zamanın özüne kattım, evet zaman acılaştı zor yuttum ama sözümü tuttum ve bekledim.

sevgi

Şu hayatta yapılacak en basit şey olarak ne öğrendim desem, vazgeçmek derim. Hani hep derler ya, yanlış yoldaydık belki ama o kadar da yürüdük, geri dönmek olur mu? Olur, hem de o kadar rahat olur ki, geri dönmek kabullenişin bir sonucu değil meyvesidir ve bazen kabul etmek gerekir… Vazgeçmek dedim ya işte o kolay, unutmak zor zira, isteyince vazgeçersin ama istesen de unutamazsın. Çünkü insan unutmaz beklemeyi, sadece beklemiyormuş gibi yapar ve buna kendini inandırır. Ne de olsa inanmak kalple yapılır, bu yüzden kolaydır. Bilirsiniz kalptir kanar, hem de bin yerinden bin kere bile isteye kanar…

Hayat bir yolculuk ve biz yolcular bekleyenler durağında yaşam denen boşlukları doldurmayı bekleriz. Yaşadığımız bu sevimsiz çağda bilirim çok zor ama ne olur her yaşam boşluğunu sevgiyle doldurmayı unutmayın çünkü sevginin yenemeyeceği hiç bir karanlık yok…

 ◇Sev-de ‘den sevgi ile umut dolu, aydınlık yarınları bekleyenlere ithafen.

Güzü sever, hayvan sever. Meraklı bir tarihçi. Yakınçağ Tarihinde master yapıyor.

2 Comments

  1. bir can Cevapla

    Sevgili Müverih,
    Satırlarında kalbinin saflığı, ruhunun nezaketi öylesine hissediliyor ki, gök gürültülerinde üzerinde bir paratoner yahut yakıcı güneş altında bir ağacın dalları, yaprakları olası geliyor insanın. Öyle ki seni korusun, kollasın. Hani esen rüzgara da set olayım diyeceğim de, bırak o da tenine dokunsun geçsin. Belki onun da nasibidir sana dokunmak. Son olarak;
    “Umarım o kadar çok mutlulukla dolup taşarsın ki, her bir parçanı iyileştirir.”
    Sevgilerimle…

    1. Sevde Aktaş Post author Cevapla

      Bu güzel kelamlar dimağımda tatlı bir esinti gibi esti,var olun sevgili Bir Can 🌸 Teşekkür ederim, çok mesud oldum…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir