Hayır Delirmedim, Ayna Konuştu..

ÇOK BAKTIM, HİÇ GÖRMEDİM..

BEN: Ayna ayna söyle bana sen kimsin, sen nesin?
AYNA: Varoluştan beri su yansımasından başlayıp masallara konu olacak kadar, odaların en güzel köşelerinde yer alabilecek kadar önemliyim ben. Ben, bir nevi gözüm. İspatım.

BEN: Nelerden hoşlanırsın?
AYNA: İçim dışım bir benim, yansıtmak en sevdiğim şeydir. Her şeyi bütün doğruluğuyla ve olduğu haliyle gösteririm bakana. İzlenmeyi severim, birileri karşıma geçip saatlerce bana bakınca çok mutlu oluyorum. Tabii görmek istemediğim şeyler de olmuyor değil, n’aparsın iş işte..

BEN: Seçme hakkın olsa neyi görmek, yansıtmak isterdin?
AYNA: Öyle bir seçeneğim olsaydı insanlara geleceklerini göstermek isterdim, uğruna uğraştıkları, “güzellik” dedikleri şeyin nasıl solup gittiğini fark etmelerini isterdim.

BEN: Baktığımızla gördüğümüz bir mi?
AYNA: Ben yansıtırım, görmek istediğini gösteririm. Kendini kandırmak en çok benimle kolay. Niceleri karşımda konuşmalar yaptı, rollerine çalıştı. Görmek istemediği an üzerimi örttü, bir yumrukla paramparça olduğum bile oldu. İçin dış ile verdiği savaşın en büyük düşmanı benim. Kazanan da benim 🙂 Görmek istediğinizi gösterdim çünkü.

BEN: Kıskandığın biri var mı?
AYNA: Aramızda kalsın ama şu Pamuk Prenses’deki konuşan aynayı çok kıskanıyorum. Ah dilim olsa da konuşsam neler neler söylerdim.

BEN: Bu kadar kendinle barışık olup kendini sevmen nereden geliyor, havan kime?
AYNA: Sizin belki haberinizin bile olmadığı zamanlarda, sevgiliye verilen en güzel hediye bendim. Sana senden daha güzel bir hediye bulamadım” mesajı ile beraber. Buyurun bana yazılan bir şiir okuyayım size: 


Bilemezsin, sana verecek bir armağanı ne çok aradığımı, hiçbir şey içime sinmedi. Altın madenine altın sunmanın ne anlamı var ya da okyanusa su… Düşündüğüm her şey Doğu’ya baharat götürmek gibiydi. Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok, çünkü sen zaten bunlara sahipsin. O yüzden sana bir ayna getirdim: kendine bak ve beni hatırla.
ERCAN İLHAN

BEN: Hiç kırıldın mı?
AYNA: Bir anlık sinirle, üzüntüyle yerle bir olduğum çok oldu ama farkında olmadıkları bir şey vardı. Beni yok edemezlerdi. Gördüklerinden kaçmak o kadar kolay değildi. kırıldıkça parçalarım aynı şeyi defalarca yansıttı. Gösterdim daha büyük bir inatla. Öfke bir çözüm değil. Bunu görsünler istedim, yanlış baktılar.

BEN: O kadar gösterdin, görebildin mi hiç?
AYNA: Görmek mi? Görmek için baktıklarınızın bile gerçek olup olmadığı şüphelidir. Gördüm sanıp aslında görmediğini anlarsın. Duymayı beklediğin cevap bu değildi biliyorum. Çok baktım, hiç görmedim.

BEN: Konuştuğuma memnun oldum, var mı eklemek istediğin bir şey; son sözler?
AYNA:  Gözler kördür, insan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçeği görebilir. Güzel, iyi, güçlü, mükemmel olmak; öyle görünmek için geçmeyin karşıma. Ben, görmek istediğinizi yansıtırım. Yüreğinizle görün. Ha bir de dişlerinizi fırçalayın….