Gizemli Bir Fotoğrafçı: Vivian Maier

“Kadınların bir fikri olmalı.”
Ölümünden sonra değeri anlaşılan sanatçılardan birisi de şüphesiz Vivian Maier’dir. Fransa’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne uzanan gizemli bir yaşamı yazar ve film yapımcısı John Maloof’un şans eseri keşfi ile öğreniyoruz.
John Maloof üzerinde çalıştığı bir tarih kitabı için fotoğraflara ihtiyaç duymaktaydı. John katıldığı bir mezatta satın aldığı kutuda ki fotoğraflara adeta aşık olur. Fotoğrafların sahibini merak eden John, kutunun üstündeki ismi yani Vivian Maier’i aramaya başlar. Fakat Vivian Maier hakkında çok sınırlı sayıda bilgiye ulaşabilmiştir.
Vivvian Maier 1926 yılında Avusturyalı bir baba ve Fransız bir annenin kız çocuğu olarak dünyaya gelir. Fakat nüfus sayımına göre 4 yaşında annesi ve ünlü Fransız fotoğrafçı Jeanne Bertrand ile birlikte yaşamıştır. Şüphesiz Bertrand’ın yanında büyümesi Maier’in fotoğrafçılığa yönelmesinde çok büyük etkisi olmuştur.


Maier 1951 yılında yani 25 yaşındayken Amerika Birleşik Devletleri’ne gider. İlk başlarda bir fabrikada işe giren Maier, fabrikanın kendisine göre olmadığını ve sürekli kapalı alanda olduğu için fotoğraf çekemediğini anlayınca işi bırakarak Chicago’nun zengin semtlerinde çocuk bakıcılığı yapmaya başlar.
Maier çektiği fotoğraflarda daha çok işçi sınıfına yer vermiştir. İnsan ifadelerini göstermekte oldukça başarılı olan Maier bunu kullandığı Rolleiflex marka fotoğraf makinesine borçludur.
Sık sık kendi gölgesini ve aynalardan yansıma görüntüsünü de çeken Maier 40 yılda yaklaşık 1500 fotoğraf çekmeyi başarmıştır. Bu fotoğrafları sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde çekmemiştir. Ailesinden kalan miras sayesinde Avrupa ve Asya da 10’dan fazla ülkeyi gezerek gördüklerini fotoğraflamıştır.
Maier’in bir diğer özelliği ise her şeyi biriktirmesiydi. Bakıcılık yaptığı evlerde kendisine ait odasında yüzlerce dergi, gazete ve çeşitli eşyalar biriktirmeyi başaran Maier en son olarak fotoğraflarını bir depoya kaldırmıştır. Deponun parasını ödeyemediği için eşyaları açık arttırmaya çıkarılmıştır. Belki de böyle olmasaydı böyle bir yetenekten mahrum kalacaktık.


Maier soğuk bir Chicago gününde kayarak başını yere çarpar ve hastaneye kaldırılır. Uzun bir süre hastanede kalan Maier, 21 Nisan 2009 tarihinde hayatını kaybeder.
Vivian Maier yaşamında oldukça içine kapanık ve geçmişine dair konuşmayan bir insandı. Öyle ki işe girdiği her yerde ismini değiştirmeyi seçiyordu. Sessiz ve içine kapanık olmasına rağmen oldukça sosyalist ve feminist düşüncelere sahipti. Vivian Maier bir ses kaydında şöyle diyordu;
“Sanırım hiçbir şey sonuna kadar sürmez. Başkaları için yer açmamız lazım. Bu bir çark bindiğinde sonuna kadar gitmek zorundasın ve sonra bir başkası sonuna kadar gitmek için aynı imkanı bulur ve böyle devam eder. Ve birileri onlarında yerini alır.”
Arkasında binlerce fotoğraf bırakan Maier’in bu gizemli yaşamı John Maloof tarafından Vivan Maier’i Bulmak adlı belgeseli ile gün yüzüne çıkartılıyor.
Bu yaşam hikayesi biraz olsun bizi düşündürmeli kim bilir etrafımızda nice sanatçı ruhlu insanlar zamanın tozu altında kalıp halı altına süpürülüyor. Etrafınıza iyi bakın.

Aykut Özavinç
1997 yılında doğdum. Üniversite öğrencisiyim.