Eğitim ve Öğretmen

Eğitim, anne karnında başlayıp ölene kadar devam eden insan hayatını kolaylaştırmakla beraber öğrenme hazzını tattıran bir disiplin sürecidir.
Öğretmen, eğitilmeye aç bireylere yol göstererek eğitim almalarına katkıda bulunan kişidir. Zorla hiçbir şey öğretilemeyeceği için öğrenciyi eğitime teşvik eden bir rol model hükmündedir. Ve bu rol model öğrencilerin nasıl iyi öğrenebileceğini düşünerek ona göre çalışmalıdır. Bu da bence dersi sevdiren, herkesin etkin katılımına olanak sağlayan, başarısızlığı sorgulayıp çözüm üreten etkili bir öğretmen ışığında olur. Etkili bir öğretmen ise hitabeti ve diksiyonu ile öğrenciyi büyüleyerek bilgi dünyasına girmesini sağlayan ve kullandığı teknolojiyle bunu en verimli hale getiren kişidir. Öğretime katkısı olacak her türlü teknoloji sınıf ortamlarına etkin öğrenim sağlanması için dahil edilmelidir. Bu da öğrenme işini kolaylaştırır.
Fakat şunu iyi bilmeli ki hiçbir öğrenci her şeyi bilmek zorunda değildir. Herkesin ilgi ve becerisi farklıdır ve bu olağan bir durumdur. Siz boyalarla kendi iç alemine seslenen resim âşığı bir öğrenciye fizik formüllerini ezberlemeye zorlarsanız o öğrenci hem becerisi olduğu resimden hem de zorlandığı fizikten nefret edecektir. Bu yüzden kişinin ilgi ve becerisini gözdağı ederek gerekli gereksiz tüm bilgileri beynine doldurmak çok zararlıdır. Herkes matematiği iyi yapamadığı gibi herkes iyi resim de yapamaz.
Doğuştan gelen yeteneklere göre eğitim verilerek her alanda uzman kişiler yetiştirilebilir. Ayrıca öğretmenin öğrencilere karşı sorumluluğu onları gözlemleyerek kabiliyetleri doğrultusunda yönlendirmektir. Bir öğrenci elinden geçtiği öğretmenle doktor, ressam, şair vb. olabilmektedir. Bu durumda öğretmenin herkese eşit davranarak gözlem yapması büyük bir sorumluluktur.

Her öğretmen işini severek ve hakkıyla yaparsa öğrenciler de onların yetiştirdiği taze ağaçlar olarak bu millete meyvesini verecektir.