Edebiyatın Bilinmeyen Yanları I: Dünya Yazarlarının Tuhaf Alışkanlıkları ve İlginç Yazma Ritüelleri

☕ 5 dk okuma
🎻 Edebi & Klasik Çalma Listesi Odaklanma ve dingin okuma için seçilmiş enstrümantal eserler • Sırayla kesintisiz çalar
  • 01
    Gymnopédie No. 1 Erik Satie • Klasik Piyano
    ▶
  • 02
    Valse Evgeny Grinko • Melankolik Şiirsel
    ▶
  • 03
    Nocturne Op. 9 No. 2 Frédéric Chopin • Romantik Klasik
    ▶
  • 04
    Tasavvuf & Huzur Ney Taksimi Geleneksel • Derin Ney Ezgisi
    ▶
  • 05
    Nuvole Bianche Ludovico Einaudi • Modern Neoklasik
    ▶
  • 06
    Comptine d'un autre été Yann Tiersen • Edebi Düşünce
    ▶
  • 07
    River Flows in You Yiruma • Lirik Akış
    ▶

Dünya edebiyatına yön veren, ciltler dolusu başyapıtlar üreten ve insan ruhunu yeniden tanımlayan dahi yazarların masa başına geçtiklerinde nasıl birer ruh haline büründüklerini hiç düşündünüz mü? Pek çoğumuz ilhamın aniden gelen mistik bir rüzgar olduğunu zannederiz; oysa edebiyat tarihinin en büyük kalemleri için yazmak, çoğu zaman takıntılı ritüellerle, tuhaf alışkanlıklarla ve hatta deliliğin sınırlarında gezinen disiplinlerle örülü bir savaştır. İşte büyük yazarların en şaşırtıcı bilinmeyen alışkanlıkları.

Honoré de Balzac: Günde 50 Fincan Kahve ile Çalışan İnsanüstü Makine

Fransız gerçekçiliğinin kurucusu ve 90’dan fazla romandan oluşan devasa İnsanlık Komedyası (La Comédie Humaine) serisinin yaratıcısı Honoré de Balzac, tam anlamıyla bir kafein bağımlısıydı. Geceleri saat 01.00’de keşiş cübbesi giyerek masasının başına geçer, mum ışığında aralıksız 14-16 saat yazardı.

OKU  Hukuk Fakültesi Yolculuğu "Hüda Ghalia"

Zihnini uyanık tutabilmek için günde ortalama 50 fincan koyu Türk kahvesi içerdi. Hatta son yıllarında kahveyi suyla demlemek yerine kahve tozunu doğrudan çiğnediği bilinir. Doktorlarının tüm uyarılarına rağmen bu ölümcül tempoyu sürdürmüş ve henüz 51 yaşındayken kalp yetmezliğinden hayata veda etmiştir. Kendi ifadesiyle “Kahve mideye indiğinde fikirler cephedeki taburlar gibi hücuma kalkardı.”

“Yazmak benim için bir tercih değil, ruhumu kemiren canavara her gün bir parça et fırlatmaktır.”

Ernest Hemingway: Ayakta ve Kurşun Kalemle Yazmak

Nobel ödüllü Amerikalı yazar Ernest Hemingway, masada oturarak yazmaktan nefret ederdi. Havana’daki çiftliğinde ya da Key West’teki evinde yazı masasının üzerine bir kitaplık yerleştirir, daktilosunu göğüs hizasına koyar ve bütün gün ayakta dikilerek yazardı.

Üstelik cümleleri daktiloya geçmeden önce mutlaka tahta kurşun kalemlerle sarı dosya kağıtlarına el yazısıyla dökerdi. Her gün yazdığı kelime sayısını titizlikle bir takvime işlerdi; günde 500 kelimeyi tamamladığında balık tutmaya ya da bara gitmeye hak kazanırdı.

Vladimir Nabokov: Dizin Kartları ve Araba Koltuğu

Lolita ve Solgun Ateş romanlarının dil büyücüsü Vladimir Nabokov, hiçbir zaman romanlarını baştan sona çizgisel bir sırayla yazmadı. Yanında her zaman küçük beyaz dizin kartları (index cards) taşır; aklına gelen bir paragrafı, bir metaforu ya da final sahnesini bu kartlara yazardı. Masasında yüzlerce kart birikir, sonra onları iskambil kağıdı gibi karıştırarak romanın kurgusunu oluştururdu.

Dahası, Nabokov evinde çalışma masası yerine park halindeki arabasının arka koltuğunda oturup yazmayı tercih ederdi; çünkü arabanın içi dış dünyanın gürültüsünden arınmış mutlak bir sessizlik sığınağıydı.

Agatha Christie: Elma Yiyerek Küvette Cinayet Çözmek

Polisiye romanların kraliçesi Agatha Christie, en karmaşık cinayet kurgularını ve zehirleme planlarını porselen bir küvetin içinde sıcak suyla yatarken, çıtır çıtır elma yiyerek tasarlardı. Küvetin kenarına dizdiği elma kabukları arasında Hercule Poirot ve Miss Marple’ın katilleri yakalayacağı ipuçlarını kurgulardı.

OKU  Sinan Oğan Kimdir?

Virginia Woolf ve “Kendine Ait Bir Oda”nın Yazma Disiplini

Büyük yazarların ritüellerinden bahsederken Virginia Woolf’un o meşhur manifestosunu anmamak imkansızdır: “Bir kadının yazabilmesi için paraya ve kendine ait bir odaya ihtiyacı vardır.” Woolf da tıpkı Hemingway gibi günün belirli saatlerinde ayakta özel bir yazı sehpasında yazar, ardından el yazmalarını daktiloya geçirirdi. Yazmak; dış dünyanın gürültüsünü, toplumsal rolleri ve beklentileri kapının dışında bırakabilme ve o kutsal yalnızlık odasında kendi zihninin sesini duyabilme iradesidir.

Edebiyatın Bilinmeyen Yanları I Eserinin Çağdaş Kültüre ve Sanata Katkısı

Bu eser, yalnızca kendi türü içerisinde başarılı bir yapım olmakla kalmamış; modern düşünce dünyasında, popüler kültürde ve sanat eleştirisinde derin izler bırakmıştır. Ele aldığı temaların evrenselliği, insani duyguları yapay süslemelerden arındırarak en saf haliyle sunabilmesi ve izleyicisini/okurunu kendi iç dünyasıyla yüzleşmeye davet etmesi; onu zamana karşı dirençli kılan en temel unsurdur. Sanatın asıl gücü, insanın yalnız olmadığını fısıldayabilmesindedir ve bu eser o fısıltıyı en berrak şekilde duyurmaktadır.

Öne Çıkan Başlıklar

  • Balzac’ın Kahve Maratonu: Günde 50 fincan koyu kahveyle 16 saat aralıksız yazı maratonu.
  • Hemingway’in Ayakta Duruşu: Göğüs hizasındaki daktilosuyla ayakta kelime avcılığı.
  • Nabokov’un Dizin Kartları: Parça parça kartlara yazıp iskambil destesi gibi kurgulanan başyapıtlar.
  • Agatha Christie’nin Küveti: Sıcak su küvetinde elma yiyerek çözülen cinayet bilmeceleri.

Sıkça Sorulan Sorular

Balzac kahve yüzünden mi öldü?

Biyografiler ve tıp kayıtları, Balzac’ın aşırı kafein tüketimi, düzensiz uykusuz gece mesaileri ve buna bağlı yüksek tansiyon ile kalp yetmezliğinden öldüğünü doğrulamaktadır.

Yazarlar neden ayakta yazar?

Hemingway dışında Virginia Woolf, Charles Dickens ve Friedrich Nietzsche de ayakta yazmayı tercih etmiştir; zihinsel odaklanmayı artırdığı ve sırt ağrılarını önlediği düşünülürdü.

Nabokov kart tekniğini başka kim kullandı?

Fransız düşünür Roland Barthes ve filozof Walter Benjamin de notlarını ve aforizmalarını dizin fişleri üzerinden derlemişlerdir.

OKU  İnflamasyon Nedir? Belirtileri ve Türleri
✓ 24Okur Edebi ve Kültürel Yayın İlkeleri Güvencesi
Bu içerik; 24Okur Yayın Kurulu ilkeleri doğrultusunda doğrulanmış, edebi tahlil ve kaynak güvenilirliği standartlarına uygun olarak yayına alınmıştır.
Hilal Gülen
Hilal Gülen
İçine dünyaları sığdırdığınız yumruk kadar kalbinizin kırılışı bir "si" notası. Solfejdeki en ince ses. Ben bunu bir bercesteye işliyorum.

İlgili Yazılar

CEVAP VER

Bir yorum girin
Adınız

- Advertisement -spot_img

Son Yazılar