Bir Saniye

                    Hayatımız artık o kadar sürat aldı ki sürekli bir yerlere acelemiz var, telaşlı bir şekilde bir yandan bir yana savruluyoruz. Bazı zamanlar yaşamımızın nasıl bir yolda ilerlediğini bile fark etmiyoruz hayatlarımız artık spontaneleşti. Anlık kararlar üzerinde bir hayat yaşıyoruz maalesef. İnsanlık artık yarının derdin de değil günü bitirebilme cabası içerisinde. Bulunduğumuz dönemin gerekliliğinden olsa gerek bu yarışın sebebi, sanki bir an için durursak rakiplerimiz bizi büyük bir farkla önümüze geçeceklermiş gibi yaşamımızı sürdürüyoruz. Peki  ya bu kadar koşuşturmaca ve caba ne için ? Hayatımızı adadığımız şeyler cidden bizim için bu kadar önemli veyahut bu kadar mı çok istiyoruz ? Durup bir saniye bir yolumuza baksak, isteklerimizi gözden geçirsek, hayatımızın nasıl ellerimizden kayıp gittiğini net bir şekilde görüceğiz. Yaptığımız eylemlerin sonucu bizlere ne katıyor ? Bu yarışta birinci olmak içimizde ki hırsı bitirecek mi ? Peki her şeye son versek böylesi daha mı iyi olucak… Sponten olmanın bizlere kattığı en kötü şey sorgulamayı bırakmamızdır. Yaptığımız eylemler ” yaptım” diyebilmekten başka bir şey olmayabiliyor genellikle. Durup düşünmek, planlamak ve hedeflemek bizlere başarısızlığımızda bile kazanç sağlayabilecek şeylerdir. Tabii ki de en önemlisi sabırdır. Bunları yaptığımız zaman mutlak başarı elde edemeyebiliriz elbette ama ne yaptığımızı ve neden olmadığını anlayabilmemizi sağlayacak şeylerdir. İnsanın en güçlü özelliği yanlışını fark edebilmesidir…