Bir Dizi Önerisi: Şahsiyet

Dizinin Künyesi

Dizi: Şahsiyet

Bölüm Sayısı: 12

Yönetmen: Onur Saylak

Oyuncular: Haluk Bilginer, Cansu Dere, Şebnem Bozoklu, Necip Memili, İbrahim Selim

Ortalama Süre: 60 dk.

Yapım Yılı: 2018

Konu

Şahsiyet dizisi, Onur Saylak tarafından yönetilen ve Mart – Haziran 2018 tarihleri arasında internet platformu üzerinden yayınlanan dram/polisiye türünde, 12 bölümden oluşan bir dizidir. Dizinin senaryosu Kinyas ve Kayra, Piç ve Az gibi romanların yazarı Hakan Günday tarafından kaleme alınmıştır.

Ana karakter olan Agâh Beyoğlu, ülkemizin usta tiyatrocularından Haluk Bilginer tarafından canlandırılmıştır. Agâh Bey, İstanbul Beyoğlu’nda bulunan ve eşinin ismini taşıyan apartmanın bir dairesinde yaşamaktadır. Altmış beş yaşında olan Agâh Bey, emekli adli kâtip memurudur. Eşi Mebrure Hanım vefat ettiğinden beri Agâh Bey yalnız yaşamaktadır. Agâh Bey ’in Şebnem Bozoklu tarafından canlandırılan, Avustralya’da yaşayan Zuhal adında bir kızı ve Deha adında bir torunu vardır. İlerleyen bölümlerde Zuhal ’in alkol problemi olduğu, evliliğinde sıkıntılar yaşadığı bilgisi verilir ve Zuhal eşinden ayrılıp İstanbul’a babasının yanına döner. Dizinin ilk bölümünde Agâh Bey, yalnız yaşadığı evin içerisinde kedisi Münir Bey’i göremeyince onu aramaya çıkar ancak aklına son zamanlarda kedisiyle ilgilenmediği gelmez. Bu dramatik unutma sonucunda, kedisini bir koltuğun arka tarafında yatar vaziyette gördüğünde ona ne olduğuna anlam veremez. Öyle ki kedisinin ölüm nedenini anlamak için onu veterinere götürür. Bu sayede ölüm nedeninin açlık ve susuzluk olduğunu öğrenir. Bu haber neticesinde Agâh Bey’in yaşadığı şaşkınlık ve hüzün, yalnızca kedisini kaybettiği için değil, aynı zamanda bu durumun zihninde bir sorun olduğunu işaret ettiği içindir. Eski bir adliye memuru olarak belleği onun her şeyidir. Kedisinin açlık ve susuzluk nedeniyle ölümüyle birlikte, Agâh Bey ’in Alzheimer hastası olduğunun ortaya çıkmasının, karakter gelişimiyle ilgili seyirciye kısa zamanda ve başarılı bir biçimde bilgi verilmektedir.

Agâh Bey Alzheimer hastalığına yakalandığını öğrenir ve izleyen bölümlerde Agâh Bey ’in bir seri katile neden ve nasıl dönüştüğü anlatılmaktadır. Agâh Bey, Alzheimer hastalığı tanısı aldıktan sonra, seri cinayetlerine planlı olarak başlamıştır ve ilk öldürdüğü kişi, bir tecavüz davasında herkese beraat verip olayı örtbas eden emekli hâkim olmuştur. Dizinin bir başka önemli karakteri olan Nevra Elmas, Cansu Dere ’nin canlandırdığı genç bir polistir. Esasen kamu yönetimi okumuş ve bir süre yöneticilik yapmış olan Nevra, polis olan babasının izinden gitmeye karar vermiş, parlak kariyerini bırakarak cinayet büroya atanmıştır. Agâh Bey dizi boyunca işlediği cinayetler sonrasında öldürdüğü kişilerin bedenlerinin üzerine Nevra ’ya hitaben notlar bırakmaktadır. Dizinin sonunda Agâh Bey ’in bir zamanlar kâtip memuru olduğu Kambura adlı ilçede, Nevra ’nın arkadaşı olan 14 yaşında bir kız çocuğuna (Reyhan) 53 kişinin tecavüz ettiği çocuğun hamile kaldığı ve sonrasında kendisini öldürdüğü ortaya çıkmaktadır. Aylarca tecavüze uğrayan bu kız çocuğunun günlüğü Agâh Bey ’in eline geçmiştir. Günlükte aynı zamanda Nevra ’nın, Cemil adlı kişi tarafından istismara uğradığı bilgisi yer almaktadır. Dizinin son bölümünde ise Cemil ve Nevra, Agâh Bey’in oyunlarıyla karşı karşıya gelmektedir ve geçmişin hesaplaşması yapılmaktadır.

Hayatını adalete adamak şahsi bir mesele değil, şahsiyet meselesidir.

Onur Saylak, Şahsiyet dizisi.

Dokuz yaşındayım, yıl 1961…Annem benim doğum günüm için pasta yapmış. İlk defa o zaman mum üfleyip bir dilek tuttum. Dileğim de şu; o sıralar Yuri Gagarin uzaya çıkan ilk insan olacak. Ben de dedim ki, ne olur beni de yanına alsın…O kadar inandım ki dileğimin gerçekleşeceğine, bir çanta yapıp beklemeye başladım. Güya Sovyet elçiliğinden gelip alacaklar beni. Ama sağdan soldan duyuyorum onlar komünist diye. Diyorlar ki aman komünist onlar. Olsun diyorum, ben de komünist olurum. O sıralarda, bizim giriş katında üniversite öğrencileri oturuyor. Annem onlara da komünist diyor. Biliyorum onlar bizim kömürlükte kitap saklıyor. Ben gittim, yürüttüm bir tane. Nazım Hikmet’in şiirleri. En kısasını buldum ezberledim. Dedim ki şimdi Ruslar gelirse, ben bu şiiri okurum onlara. Onlar da der ki tamam bu da bizden, götürürler beni. Neyse… Tarih 12 Nisan. Uzak mekiği fırlatılacak, Vostok 1 ama hâlâ gelen giden yok. Ben diyorum unuttular herhalde beni. Mekik fırlatıldı, herkes dua ediyor, mekik atmosferi geçsin, uzaya çıksın diye. Bir ben diyorum ki yarı yolda dursun dönsün beni alsın. Belki bir de Amerikalılar, Vostok’un uzaya çıkmaması için dua ediyordu. Neyse… Bütün gün radyonun başında içimden o şiiri okudum: 

Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz, 

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda, 

Budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz. 

Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında. 

Ne zaman bu şiiri okusam uzaya gitmiş kadar olurum. 65 yaşıma geldim.  Geçen doğum günümde yine bir dilek tuttum, çocuk gibi. Yine imkansız bir dilek tabii. Ne diledim biliyor musunuz? İyi bir insan olmayı.

Şahsiyet, Agâh Beyoğlu .

Dizi Fragmanı

Yazmaya on beş yaşımda şiirle başladım. Bu şiirler, ilk gençliğimin romantik tepkileriydi. Daha sonraları yalnızca kalemin ve dilin değil, bir alan olarak kâğıdın da imkânlarını sonuna kadar kullanmaya gayret ettim. İnsanın sözcükle her şeye ulaşabileceğini düşünen bir insanım. Çünkü söz yoksa insanı bir araya getiren bir şey de yok. Bir yerimiz varsa bu dünyada, o da birbirimizin sesini duymamız gerektiği inancındayım. O yüzden hayatımızdan sanat ve edebiyat eksik olmasın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir