Balkon

Bir balkondan bir manzarayı izleyebilirsin sadece. Ama gördüklerin hep çok farklı olur. Bazen mutlu olursun, bulutlar uçan kaplumbağalara benzer; bazen üzgün olursun ağaçları izlersin, onlar gibi yerini değiştiremediğin için ağlarsın. Ya da zaten ağlayacaktın, ağaçları dert ortağın yapmaya çalışırsın. Balkonlardan çok farklı insanlara bakarsın. Hep mutluymuş gibi olanlara, mutlu olmaya çalışanlara ya da hiçbir duygunun yolunu beklemeden yaşayanlara bakarsın. Bazen balkondan baktığında kış olur, masallardaki gibi hissedersin; bazen yaz olur, tüm kaçmak istediklerinin günahını sıcaklıkta görürsün. Oysaki sen kendinden kaçardın hep. Balkondan çok farklı günlerde çok farklı ruh halleri içerisinde bakarsın aynı manzaralara. Ama zor bir hayatın varsa eğer, bir gün o balkondan, sadece en yüksek kattan yere bakarsın, çaresiz hissedersin. Ama yere baktığında, bir daha hiçbir şeye bakmamak için yere bakmak istediğin her anında başını kaldırman gerekli. Çünkü bir düşüş seni asla kurtarmaz. Ama bir düşüşten vazgeçerek başını kaldırmak her gün o balkona, çok uzaktan bir yerlerden durup bakmana sebep olur. Ve o kadar güçlü olursun ki; o balkonu hatıralar ve duygular müzesinden başka bir şey gibi görmezsin. “Bir gün tüm bulutların uçan kaplumbağalar olacağına” hep inanacağım. Tamamen başka bir balkonda yasemin çiçeğinin çayını içerek yere bakanlara başlarını kaldırabilmeleri için kitap yazacağım.

Aysu Aliyeva
Psikoloji öğrencisiyim. Felsefeyle ilgileniyorum. Her zaman okuyup araştırmayı ve öğrendiklerimi kendi üslubumda yazmayı severim.