Ayı mı o?

yarıyor parmakların suyu,
içinden geçiyor buharın
görüyorum ya seni böyle aşkın içinde
kan kendi aleminde çalkalanıyor
kuyusuna düşmekten vazgeçen Yusuf,
ağlıyor Züleyhasına
keşke diyordur
keşke duygularımın her biri
element olarak kalsaydı toprağın altında

aşk mevziye sığmıyor sevdiceğim
menzil kısa
az önce köye bir haber geldi,
yuvarlanmış büyümüş bir kar tanesi
öyle çığ, öyle tez
sanki dağı düşürmemiş gibi,
ayı!
kaldığı yerden devam ediyor uykusuna

avcumuzdaki terden kaçıp duruyor sabun
tırtılın açılıyor kozası
dönmediğin günler için oturuyor,
göğsüme bir demir
dokunmadan çoğalan ateş
yakıyor tarlayı
bir gün daha azaltmak isterim yükünü,
göğsümdeki demirin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir