Atom Bombası Ülkemize Atılsaydı Ne Olurdu?

6 Ağustos tarihin en ölümcül saldırılarından birisinin yapıldığı karanlık bir gündür. Japonya’nın doğal kaynaklarını kullanmak istediği İngilizlere ait Malay yarımadası ve Hollanda’ya ait Güney Endonezya bölgesine yayılmasını kolaylaştırmak üzere ABD’nin Pasifik Okyanusu’ndaki donanmasını etkisiz bırakmak amacıyla 7 Aralık 1941’de Pearl Harbor (İnci Limanı) kamikaze ve bombalı saldırısını gerçekleştirmesi, cehennemi başlatacak olay oldu. Bunu fırsat bilen ve elindeki yeni teknolojiyi kullanmakta sabırsızlık duyan ABD, aynı zamanda 2. Dünya Savaşı’nda kendisini tehdit edebilecek ülkelere de gözdağı vermek umuduyla Japonya’nın Hiroşima kentine 6 Ağustos 1945’te bir misilleme saldırısında bulundu. Ancak saldırıda kullanılan atom bombası, onu üretenler ve kullananlar tarafından beklendik; Dünya’nın geri kalanı tarafından ise akıl almaz bir yıkım yarattı.


Bombanın düştüğü andan itibaren 3.5 kilometrelik çaptaki her canlı, 34500 Pascal ve üzerinde basınca maruz kalarak hayatını anında yitirdi. Sonrasındaysa patlama, 6000 santigrat dereceyi aşan sıcaklıktaki ateş ve 1.3 kilometrelik yarıçapta hızlı ölümlere neden olacak miktardaki radyasyon yüz binlercesinin daha canına kıydı.


Peki bu akıl almaz saldırı, sizin kentinizde yaşansaydı neler olurdu? Bunu anlamak önemli, çünkü günümüzde var olan atom bombaları, Hiroşima’ya atılandan yüzlerce ve binlerce kat daha güçlü. Nükleer bir savaşın bize neler getireceğini görmek için, Hiroşima’da yaşananları sadece kitaplardan, filmlerden ve benzeri araçlardan görmek yetmez. Ne kadar büyük bir alanın anında haritadan silinebileceğini idrak etmek de gerekir.

  • Görsellerdeki yeşil alan, radyasyondan direkt 500 rem düzeyinde etkilenen alanı gösteriyor. Bu alandaki insanların %50-90 arası tıbbi müdahale olmazsa birkaç saat ila birkaç hafta içinde ölecekler.
  • Yeşil halkanın hemen etrafını saran koyu gri alan, 34.5 kPa basıncın hissedileceği alanı gösteriyor. Buradaki binaların çoğu yıkılacak, herkes öyle veya böyle yaralanacak, birçoğu ise basınç nedeniyle ölecek. Bu, “ortalama” hasarın alınacağı alanı görmekte kullanılıyor.
  • Gri halkanın etrafını saran sarı halka, nükleer bombadan yayılan alev topunun etkileyeceği alanı gösteriyor. Bunun etkisi, patlamanın yüksekliğine göre değişiyor.
  • En dıştaki silik gri halka ise yaklaşık 7 kPa basınçtan etkilenecek olan bölgeyi gösteriyor. Buralarda camlar kırılacak, yaralanmalar görülecek.
  • Tabii burada dikkate alınması gereken birçok faktör var. Örneğin Little Boy ismi verilen ve Hiroşima’ya atılan bomba sadece 15 kiloton enerjiye sahipti. ABD tarafından üretilen en büyük atom bombalarından biri olan W-53, 9000 kiloton enerjiye sahip! Bugüne kadar üretilen en güçlü atom bombası olan Tsar Bombası ise 50.000 ila 100.000 kiloton enerjiye sahip! Görsellerden bu bombalarında İstanbul’a atılması durumundaki etki alanları gösterilmişti.
  • Görebileceğiniz gibi bombanın enerjisi arttıkça, etki alanı da dikkate değer miktarda artıyor.
  • Sadece bu da değil! Bunlar, doğrudan bombanın patlaması nedeniyle yaşanan fiziksel yıkımı gösteriyor. Bir de, rüzgarın yönü ve şiddetine bağlı olarak yayılması beklenen nükleer serpinti var. Bu, bombadan saçılan radyoaktif materyalin zaman içinde yayılması beklenen etkisidir. Bunu da Türkiye haritasında, Tsar Bombası için, 300 derece yönünde saatte 24 kilometrelik bir hızla esen rüzgar ile model lenmiştir.
İbrahim Halil Elüstü
Merhaba, Ben Ibrahim Halil Elüstü, Gazıantep Üniversitesi, Kimya Teknolojisi alanında okuyorum. 22 yaşındayım ve İngilizce biliyorum, orta derecede. Fransızcam hala gelişme aşamasında, ayriyeten Rusçaya odaklanmış durumdayım. Fizik ve Kimya bilimine büyük bir ilgim var. Uçaklara bayılıyorum, icadından bu yana tüm geliştirmeler dahil. Yakın harp, modern harp, astronomi, savaş stratejileri, tarih gibi araştırma zevklerim de vardır.