(Kayseri, Cumhuriyet Meydanı)

Bölüm 1: Giremeyiş

Dördüncü kat semadan yazıyorum bu mektubu sana.

Bir elimle bulutları doluyorum parmağıma

(Evet, senin saçlarına her zaman yaptığın gibi!)

Diğer elim de nerede bilmiyorum şu an.

(A evet affedersin, kağıdın üzerindeymiş!)

 

Bölüm 2: Gelişemeyiş

Kaç oksijenle içli dışlı oldum bu süre zarfında, bilemiyorum.

Kaç kez beş litrelik su almaya gittim markete, hatırlayamıyorum.

Kaç ayım kaldı bu evin sözleşmesinin bitmesine, düşünemiyorum.

Kaç faturamın KDV kısmına bakıp efkarlandım, sayamıyorum.

Kaç ekmeğim bayatladığı için hazır çorba yaptım, doyamıyorum.

* * *

Güzel birkaç kadının aklından yazıyorum sana bu çelişkileri.

Kıskanıyorum bazen Mahmut’u diğer tilkilerden,

Neden daha çok benimle birlikte değil mesela diye?

(Cevap vermeni beklemiyorum, kendini kasma lütfen!)

Bölüm 3: Sonuçlanamayış

Kalemimi (ya da klavyemi) hemen bir kenara bırakmam gerektiğini fark ettim şu an.

Cama çarpan sinek beni bekliyor, biraz kahramanlık yapayım.

Ev biraz soğudu gibi sanki, kombiyi de açayım.

A evet, bu arada sana da veda edeyim.

Kitapları ve şiirleri seven, bilişime meraklı bir genç.

2 Comments

  1. Berkay Ağlar Cevapla

    Güçlü bir kaleminiz var. Hem duygusal hem yaşamın gerçekleriyle bizleri baş başa bırakan güçlü bir kalem. Web sitenizi yıldızladım. Ara sıra göz atarak bu güçlü kalemi tekrar tekrar okumak istiyorum. Şiir yazmayı hiç bırakmayın olur mu!

    1. Mahmut Yıldırım Post author Cevapla

      Bu hoş ziyaretiniz için çok teşekkür ederim. Gelecek seferlere yine güzel yazılarla sizi karşılamayı çok isterim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir