5 Aralık 1934 Kadın Hakları Günümüz Kutlu Olsun!

 Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak için başlattığı bu hareketin ilk adımlarını  ve liderliğini Olympe de Gouges’e borçluyuz. Olympe de Gouges 1789’da Fransız Ulusal Meclisi’nde okunan İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi’nde geçen “homme” kelimesinin (insan) sadece erkeği kastetmesinden yola çıkarak 1791 yılında Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirgesi’ni yayımlar. Bu insanlık tarihindeki ilk kadın hakları bildirgesidir.

“Adam, sen, adil olabilir misin? Sana bu soruyu bir kadın soruyor. En azından bu hakkı ondan alamazsın. Söyle bana, benim cinsimi baskı altına alan, kendinden menkul iktidarı kim verdi sana? Gücün mü? Yeteneklerin mi? Yaratıcıyı hikmetinde tanı. Yakınlaşmayı ister göründüğün doğanın ihtişamı içinde şöyle bir yürü ve eğer cesaret edebilirsen, senin baskıcı egemenliğine kaynak oluşturabilecek bir örnek bul. Hayvanlara git, elementleri araştır, bitkileri incele, evet, doğanın işleyişine bak ve eğer sana bunun için gerekli araçları gösterirsem, kanıtlarımı kabul et. Eğer yapabilirsen, doğanın düzeni içinde cinsleri ara, araştır ve karar ver. Onları her yerde, herhangi bir ayrım olmadan birlikte görebilirsin; onlar her yerde uyumlu bir topluluk olarak bu ölümsüz şaheseri yaratmak için çalışıyor.Yalnızca erkek, istisnayı kendisine kural edindi. O, alışılmadık biçimde, kör, bilim cephesinden de destek alarak ve dejenere olmuş bir biçimde, aydınlanma ve aklın yüzyılında görülmedik bir bilgisizlik ve despotizmle, bütün entelektüel yeteneklere sahip bir cinsi boyunduruk altına almak istiyor. O, devrimin getirdiklerinden yararlandığını iddia ediyor; daha fazlasını söylememek için, eşitlik hakkını öne sürüyor. “

Her ne kadar tüm ülkede ses getirip farkındalığı arttırsa da Gouges’in 45 yıllık mücadelesi ne yazık ki giyotinle son buluyor. Dünya kadınlarının günümüze gelene kadar verdiği tek mücadele bununla da sınırlı kalmıyor. 8 Mart 1857 yılında ABD’nin New York kentinde çok ağır ve insanlık dışı çalışma koşullarına protesto olarak haftalarca grev yaptılar. Bundan sonra Danimarka’nın Copenhagen kentindeki Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda bu günü baz alarak Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün yılda bir kez kutlanması önerildi ve oy birliğiyle de kabul edildi.

19. yüzyılın sonlarında bu konuda büyük adımlar atıldı ve kadınlar hayatın her alanında yavaş yavaş tanınmaya başlandı. Kadınlar ilk olarak 1776 yılında Amerika’nın New Jersey eyaletinde seçme hakkını elde ettiler; ancak bu hak 1807 yılında geri alındı. 1871 yılında da Paris’te verilen hak aynı yıl içerisinde tekrar geri alındı. 1906 yılında Finlandiya kadın vatandaşlarına seçme ve seçilme hakkı tanıyan ilk Avrupa ülkesi oldu.

Türkiye’mizdeyse Türk kadınlarına seçme ve seçilme hakları ile ilgili çalışmalar cumhuriyetin ilanından önce başlamış ve Ulu Önder’imizin “Bir toplum, bir millet erkek ve kadın denilen iki cins insandan meydana gelir. Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça, diğer kısmı göklere yükselebilsin!”  sözleriyle ima edilmiştir.

Batılı ülkelerin pek çoğundan önce 1930 yılında bir dizi yasa ile önce belediye seçimleri ardından muhtarlık seçme ve seçilme hakları 5 Aralık 1934’te yasa değişikliğiyle kadınımıza tanındı.

Bu tarihten sonraki seçimlerde meclise 400 milletvekili içinden 18 tane kadın milletvekili girebildi. Yani meclisin %4.5 ‘unu kadınlar oluşturdu. Önde başladığımız bu yarışı maalesef ki aynı hızla devam ettiremedik. 90 yıl sonra meclisimizdeki kadın oranı ancak %17’lere çıkabilmiştir ve maalesef kadın milletvekili oranında Avrupa’daki 37 ülke arasında sondan 3. olarak yer alıyoruz. 

Toplumun yarısını oluşturan biz kadınların saf dışı bırakıldığı veya dikkate alınmadığı herhangi bir çalışmanın başarıya ulaşma şansı söz konusu bile değildir. Biz kadınlar olarak bunun farkındalığına varıp çevremizde bunun tersini ima edecek herhangi bir davranışa göz yummamalıyız. Yazımı Atatürk’ün “Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.” sözleriyle bitirmek istiyorum… 5 Mart Kadın Hakları günümüz kutlu olsun.

Yazılarıyla dünyayı değiştirebileceğini sanan bir kadın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir