Varoluş Sancıları

Gözlerini açıp tekrardan bakmayı dene. Sen de fark etmiyor musun insanların bitmek bilmeyen feryatlarını ve istemsizce devam ettirdikleri yakarışlarını? Hala umut kokan düşüncelerin tez zamanda bizlerin yardımına koşacağını düşünmektesin. Umut alçaktır aslında, umut en soysuz hainden bile daha soysuz ve haindir. Sakat doğan bir çocuğun umudu olmaz tıpkı bu dünyaya gözlerini sakat bir şekilde açmasının bir sebebi olmadığı gibi. Ölüm, kimi insanlar için kurtulmanın da ötesi iken neden hala intiharların az olduğundan haberin var mı? Çünkü insanlar acıya alışmış varlıklardır. Harap olmak, kimileri tarafından azarlanmak ve ihanete uğramak tıpkı üç öğün yemek yemeleri gibi sıradan hayatlarının bir parçası haline gelmiştir. Birileri sen hayatını bir düzene oturtmak için binbir kez attığın takladan ziyade sadece bu hayata gözlerini açıyorlar ve istedikleri her şey ellerinin altında oluyor, üstelik sakat da doğmuyorlar. Şimdi sen bu adaletsiz düzenin bir parçası iken hala umudun bizim yörüngelerimize dahil olduktan sonra bizleri sırtladığı gibi gökyüzüne çıkarıp müthiş manzaranın tadına varmamızı sağlayacağını düşünmektesin. Fakat bilmelisin ki umut bir sihirbazın bizler mest olalım diye şapkasından çıkardığı tavşan, öksüz bir çocuğun annesi veya babası gibidir artık bizler için; Yoktur aslında ve sahtedir tamamen. Ve bizler bu gerekçeyle asla o tavşana veyahut ebeveynlere ulaşamayacağız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir