Dün Bir Fidan Diktim Bahçeye

Bugün kapalı bir güne açıldı gözlerim, yatakta vakit kaybetmeden bahçeye ulaştım. Gözüme boşluklar takıldı, hüzünlü olduğum vakitlerde baktığım boşluklardan farklarının olmadığını anımsadım. Durumdan rahatsız olduğum için bahçeden de apar topar ayrıldım. Sokaklara daldım, meydanlarda yürüdüm, tenha mahalle aralarından usulca geçtim. Hasarlı binaları inceledim, içlerinde yaşayan insanların da hasar almış bireyler olduğunu varsaydım, bu düşünce gitmek bilmedi beynimden. İnsan kendisinde bolca bulunan bir kavramı etrafından da eksik etmez. Hüzünlüyse hüzünlü şarkılarla buluşturur kendisini, hasar almışsa sağlam olan her şeye imrenerek bakar ve acıyı tattıysa kendisine üzülmekten başka çaresi de yoktur. Saatlerdir sokaklardayım, hava bir türlü düzelmedi, bu durumu yıllardır bu hayatta bulunup düzelmiş hiçbir şeye rastlamayan benliğime benzetiyorum. Bir şeylerin farkında olmak, bir şeyleri bilmek bazen insanı yavaştan hasta eder. Küçük bir çocukken bir insanın saf sevgiye sırtını döneceğini bilmezdim, şimdilerde çok iyi anlıyorum. Benim gözümde insanlar ihtişamlı binalarda yaşayan yamyamlardır, bir insanı katletmenin sadece somut bir şekilde gerçekleştiğine inanırlar, bu yüzden de aptaldır birçoğu. Birbirlerine ettikleri kelimelerin çok güçlü bir silahın namlusunu terk etmiş kurşunlardan da ölümcül olduğunu düşünemezler. Çoğu gösterişten kopamaz, yaptıkları kötülükleri kimseleri tutamadıkları kalplerinde gizlerler. Gizledikleri sadece kötülükten de ibaret değildir. Kendisi de kötüdür aslında insanın, iyi yönleri olsa da kötüye daha yakındırlar. Ben de kötüyüm, şu kasvetli gökyüzüne bakarak bunu haykırabiliyorum, evet ben kötüyüm, birilerinin üzülmesine sebep oldum. Vurdumduymaz bir insan olmayı başardım. Tüm bunların altında yatan sebep, zamanında bir başkalarına yorduğum kalbimin onlardan gelen acılar sayesinde vücudumda en nefret ettiğim kısma dönüşmesidir, bu beni umursamaz yaptı. Bunca acıyı benimseyip günün her anında bana kendisini hatırlatması bilinçaltımı dağıtıyor. Sağlamlaşamayacak kadar dağınık bir bilinçaltına sahibim, orada ne yatıyorsa beni yıllardır rahatsız ediyor. Eğlenceli geçen nadir zaman dilimleri oluyor, oralarda bulunmak içimi ferahlatsa da bu anlar ne yazık ki çok uzun sürmüyor. Ben kendimi hasarlı binaların arasında benim gibi hasarlı insanları düşünürken buluyorum. Bazen sıradan geçen bir günden rahatsız olup bunun için de hiçbir şey yapmamakla yetiniyorum. Geç saatlerde gözümü kapatıp durgun günlere gözümü açıyorum. Sanırım her şeyden ümitsiz bir varlığa dönüştüm, hatta size bir sır vereyim, dün bir fidan diktim boşluklardan ibaret bahçeye, yıllar sonra onun dalında sallanacağım.

One Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir