Umarsız Hayatlar

Ümitsizlik gemisinin meçhul yolunda yolculuk yapan hayali insan suretleri, işte yaşadığımız çağ tam da bu tarifin içinde. İnsanlık can’lı kalmak nefes almak için çırpınıyor…

Kimisi kırılan kanadının, kimisi yaldızı olmayan  eskimiş paltosunun, kimisi de ekmeğinin derdinde. Acımasız olan hayat mı yoksa bu düzensiz çarkın dişlileri mi? İyi de bu dişler neden herkese farklı açıdan batıyor? Zavallı kalbim diyen, akılsız başım diyen mi dersin, yoksa o başın cezasını çeken ayaklar mı suçlu? Suç ve ceza nerede… Kim masum, kim suçlu, kim cezası olmayan bir masumiyetin suçlusu yapılmış.

Hüzün

Her şey birbirine karışmış bir zaman da yaşamak “yaş almak”tan ibaret sayılmış. Mecburi istikametler, zaruri ihtiyaçlar ama sevgi ve şefkatin yokluğunun çepeçevre sardığı dünyalar, o dünyalar her gün evimize sığıyor, hüznü yalancı bir tv ekranının monitöründe kaybediyor insanlık. Adı üstünde yal’ancı’ mutluluklar, anı kurtarıyor ama geride çok şeyi kaybettiriyor. İnsanı ayakta diri ve daim tutan hüzündür, güç kaybederiz onu kaybettikçe. İşte her gün güç kaybediyoruz ve o geçiçi gülüşmeler, kahkahaların izinde yok oluyor hüznümüz. Sonra ne mi oluyor? Acımasızlaşıyoruz ve böylece hislerimiz canlılığını yitiriyor. Günün sonunda “beni anlamıyorsun” naraları atılıyor yüzümüze yüzümüze. Anlaşılır olmak, anlayabilmek kalbe ait bir duygu, hüznünü kaybetmiş bir kalp sadece kendi acısını görür, ayna olamaz ki bir başka yüreğin acısına. Acımız bir canın acısında can bulamadıktan sonra insan olmanın var olan herhangi bir canlıdan ne farkı kalır.

Umut

Dolap gibi dönmekten içine dönmeye fırsatı kalmayan insanlık… Bu insanlık hepimizin onu biz var ettik, herkes gönül kapısının önündeki pişmanlıkları, kiri pası dışarı attı durdu. Gün gelip hayat rüzgarı o sevimsiz tozu dumana katıp kapımıza geri getirdiğinde anladık, önce içimizi temizlemekten başlamalı. Bu temizliği içten içe yapmalı. Her şeyin başladığı yerden, gönülden…

İçimize dönmeliyiz, ey kayıp sularda umut arayan umarsız hayatlar.

Güzü sever, hayvan sever. Meraklı bir tarihçi. Yakınçağ Tarihinde master yapıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir