Son Uykuya Çeyrek Kala

Bağırmaktan söz eden kim, fısıltı bile ağır geliyor. Elleriyle ağzını kapatır gibi kafasının içindekileri susturmaya çalışıyor.

Mutluyum diyip kenara koyduğu hatıraların bir faydası yok şimdi.

Bütün bünyesini ele geçirmeden kanından çıkarması lazım zehirden farksız düşünceleri.

Başka bir şey düşünmeye çalıştıkça inadına yenik düşüyor ve öncekine göre daha etkili zuhur edecek şekilde geri dönüyor kürkçü dükkanına.

Bu yenik düşmelere epey vakit harcadıktan sonra aklına gelen ilk şeyi yapmaya koyuluyor.

Arka arkaya dizilmiş plaklar arasından seçiyor rastgele birini, koyuyor gramafona; fayda yok.

Eline bir kitap alıyor, ara vermeksizin gözlerini bir sağa sola ciddi bir şekilde dans ettiriyor, fayda yok.

Hem aklı hem aklı dışı kulağını patlatacak cinsten.

İçinden defalarca, içine sığmayınca korkunç çığlıklarla ‘susun’ diye bağırıyor.

Gözleri kaç defa bu manzaraya şahit oluyor ki? Hayretler içinde yağmurunu bırakıyor.

Sırtını verebileceği kimse yok; rengi solmuş, beti benzi atmış, dökük kırıntılarını yanına sermiş duvardan başka.

Savaş da görmüş hatta siperini bir an olsun elinden bırakmadan savaşmış bu adam, şimdi ellerini yukarı dönük vaziyette yere teslim ediyor. Ayaklarını birbirinden ayrı, eğik şekilde açıyor. Kan ter içinde kalmış yüzü, verdiği savaşın en üst noktada olduğuna dair şüphe bırakmıyordu.

Son demler, merhamet etmiş olsa gerek. Yavaş yavaş indi o noktadan. Şimdi biraz daha sakindi.

Gürültülü bir mekandan çıkmış gibi kulakları uğulduyordu. Etrafına birkaç saniye boş boş baktı.

Sonunda oldukça büyük çaba harcayarak düşe kalka kendini doğrultmanın yolunu buldu.

İlk başta yalpalayarak ardından demin derdine ortak olan duvardan destek alarak temkinli minik adımlarla ışığı kapatmaya gitti.

Kaybolan aydınlık daha temkinli yürütüyordu kendisini. Korkuyla dolanan eli sonunda yatağı buldu. Uzanıp üstünü sıkıca örttü, elleri ayakları buz kesmişti.

Çok yorulmuştu.

Son duası, tekrar gözlerini açabilmekti.

İki dakika geçmedi, uyudu.

Senanur Kara
'Ya okunmaya değer bir şey yaz ya da yazılmaya değer bir şey yap.' İkinci yolu bilemem fakat ilki için buradayım. 18 yaşındayım. Tıp fakültesinde okuyorum. Sanat, bilim, spor ilgimi çeken alanlar.