Ş’nin ve Şair’in Şiiri

Neden yudumlar ren-geyikleri
Kahveleri, kahverengilerini ve dahi tüm ren-kleri
Olur da dinlemezsem bir gün ideolojilerini
O gün kulaklarımdan gözlerime geçtiğin gün olsun isterim
Bir innncee kırrrmızı, yoklarmış siyahlarımızı
Öğren-miş-tim
Görmeyedursun kusurlarımı annem, başlarmış bir tufan
Giderayak atılan bir çentik gözlerimize
Ve uzağız bu dünyadan ikimiz de
Bunu gözlerimiz aynı anda afrika’ya dalınca
Anla-mış-tım
Tozlarla kaplı olan yalnız kitaplar ve yapraklar değildir
Biraz yüreklerimiz çokça da filistinli çocuklar
Suriyeli demeye
Yüreğim el vermiyor
Doğunun ortasında olmak hengamenin de ortasında olmakmış
Bu hengamede yazdığım her harf
Göğe savurduğum bin taş-mış
Suyum taşar, kalemim taşlaşırsa eğer
Başla-r-mış-ım ben de şarkımızı söylemeye
Bir innncee melodi, yoklarmış havsalamızı
Ama, ama ben ne zaman kuşansam atımı
Çiçektir diyerek saplarlar göğsüme oklarını
Sadrım geniştir derim, durmayın
Durmayın, çünkü her ölüşüm
Doğurur beni bambaşka bir annenin karnından
Hatırla demiyorum, bilakis unutma!
Gömlek bir kez yırtılırsa, gebe kalır yıllar taze aşklara
Küçük sahranın altında kalakaldım, hani şu ortadan bir boy büyük olan
Burada sınır taşları yok hem olsa da geçit verirmiş kum taneleri
Bu dünya tuuuzzzz
Yağmur kanatlanır ve bana yine yalanlar söyler o şair
Ben zaten bir çocuklara bir de ona inanırım
İnancımın direnciyle göğe kahverengiler fırlatırım
Duvardaki iki kitabın yeri artık hiç değişmez
Sıkı sıkı tembihlerim anneme, gitsem bile unutma yeşillerimi
Her gece terasımaçık
Ren-geyiklerini rengi kahverengi olan kahvelerle besle
Kitaplarım bitişik kalsın, ne de olsa
Bölünemez hikayeler tozlu sınır taşlarıyla!