21.9 C
İstanbul
Çarşamba, Eylül 28, 2022

Siyahın Beyaz Devrimcisi: Rosa Parks

4 Şubat 1913’de ABD’de Alabama Eyaletinde marangoz olan James McCauley ve öğretmen olan Leona’nın kızı olarak doğan Rosa Louise McCauley, anne ve babasının ayrılığından sonra annesiyle Pine Level bölgesine taşınır. Büyükannesi, büyükbabası, annesi ve abisi Sylvester ile çiftlik evinde büyür. 1932 yılında Raymond Parks ile evlendikten sonra Parks soyadını almıştır. Eşinin de desteği ile eğitimini tamamlayan Rosa; ayrımcılığın en çok yaşandığı bölgelerde, Afrika kökenli Amerikalıların hayatlarını kolaylaştırmak için eşiyle beraber sürekli bıkmadan çalışırlar. Siyahilere karşı yasalara rağmen 30 yaşında oy kullanma hakkını alır. 1900’lü yıllarda başlayan ırkçılık yasalarına göre, otobüslerde bulunan ilk ön dört sırada bulunan koltuklar beyazlara, en arkada bulunan koltuklar ise siyahlara aitti. Ortada bulunan koltuklar ise ortak alan olarak kullanılmaktaydı. Fakat beyaz yolcular, ortak koltuklarda oturan siyahileri kaldırıp yerlerine oturma haklarına sahiplerdi. Hatta otobüs dolu olduğu takdirde siyahiler inip bir sonraki otobüsü beklemek zorundaydılar. Siyahilerin ön kapıdan girmesi kesinlikle yasaktı. Sadece şoföre ödeme yapmak için ön kapıdan binen siyahiler, tekrar inip arka kapıdan binmek zorundaydılar.


Rosa, otobüs şoförü olan Blake ile ilk karşılaşmasından sonra bir daha onun otobüsüne binmeme kararı alır. Fakat 1 Aralık 1955 yılında Perşembe günü akşam saat altı civarı işten çıkan Rose, o kadar yorgundur ki bindiği otobüsü kullanan kişinin Blake olduğunu görmez. Boş olan ortak koltuklardan birine oturan Rose’un tek isteği bir an önce evine gitmektir. Otobüse binen beyaz bir erkeğin ayakta kalmasıyla tarihe damga vuran olayın kıvılcımları böylelikle fitillenmiş olacaktı. Ayakta kalan beyaz yolcu için ortak alanda oturan siyahilere kalkmaları için eliyle işaret veren Blake’in sözünü 3 siyahi erkek dinler. Rose Parks ise cam kenarına kayarak Blake’nin gözüne bakmakla yetindi. Herkes büyük bir şok yaşıyordu. Blake öfkelenip “Neden kalkmıyorsun” diye kızgınlıkla sorunca; Rose, “Çünkü kalkıp yerimi bir başkasına vermem gerektiğine inanmıyorum.” yanıtını verir. Böylelikle Rose Parks tutuklanmış olur. Tutuklanmanın ardından Rosa şunları söylemektedir. “Tek bildiğim, bir daha asla bu aşağılamayı kabullenmeyeceğim ve bu utancın yolcusu olmayacağımdır.” Sonrasında Rosa Parks’a soracaklardır. ‘Sadece yorgun olduğun için mi kalkmadın?’ Rosa şunları söyleyecektir. “Çok yorgundum ama iş yüzünden değil. Sürekli haksızlığa uğramaktan ve bunu kabullenmekten yorgundum.” diye cevaplayacaktır.

2 Aralık Cuma günü 100 Dolar kefaretle serbest bırakılan Rose tutuksuz yargılanmıştır. Kadınların Politik Konseyi üyesi ve Alabama Eyalet Üniversitesi profesörü Jo Ann Robinson olaydan haberdar olunca harekete geçer ve gece hiç uyumadan 35 bin el ilanı hazırlayarak siyahileri otobüsleri boykot etmeye çağırır. Olay Montgomery Advertiser gazetesinin ilk sayfasında yer alır. Kısa sürede olay tüm siyahiler tarafından desteklendi. 5 Aralık Pazartesi günü Rose mahkemeye çıkarılırken Montgomery’de yaşayan yaklaşık 40 bin siyahi belediye otobüsü yolcusu, yağan yağmura inat işlerine yürüyerek gittiler. Kimisi 32 kilometrelik yola inat asla otobüslere binmediler. Arabaları olan siyahiler ise eylemcilere destek oluyor, siyahileri arabalarına alıyordu.



Boykot başarı yolunda ilerliyordu. Aynı gece aralarında Rose Parks’ın da bulunduğu bir grup aktivist, Mt Zion kilisesinde Montgomery Improvement Association adlı biriği kurmaya karar verirler. Birliğin başına ise 26 yaşındaki genç vaiz olan Martin Luther King Jr. seçilir. Ve boykata devam edilmesi kararı alınır.



Olaylar Associated Press haber ajansı ile haber yapılarak bütün ülkeye duyuruldu. 381 gün boyuncu siyahiler işlerine ve okullarına yürüyerek gittiler. Otobüs kullanıcılarının %75’in siyahilerin oluşturduğu otobüs firmaları büyük maddi zarar etmeye başlar ve birçok otobüs çürür. Beyazlardan oluşan çete, işlerine giden siyahlara saldırmaya başlar ve bir kısmını linç ederler. Olaylar büyüdükçe, Martin Luther King’i hedef noktası olarak alırlar ve evini bombalarlar. King ise evinin önünde toplanan kalabalığa şunları söylemektedir. “Buraya silahıyla gelen varsa evine götürsün. Silahı olmayan silah edinme peşinde olmasın. Şiddete şiddetsizlikle karşılık vereceğiz.” olur. ABD Yüksek Mahkemesi Montgomery’deki belediye otobüslerinde ki ayrımcılığı kaldırmak zorunda kalır. Montgomeryli siyahlarin otobüs boykotu 20 Aralık 1956 günü sona erer. Eylem büyük bir başarıya ulaşmıştır. Fakat beyaz ırkçıların tepkisi bu karara sert olur. Otobüslere silahlı saldırı düzenlerler. Siyahilere şiddette bulunurlar. 1957 yılında ölüm tehditleri alan Rose, Virginia’ya 1958 yılında ise Detroit’e taşınır. Bu mücadeleye rağmen işsiz kalan Rose, sivil haklar hareketindeki mücadelesini bırakmaz. 24 Ekim 2005 Pazartesi günü 92 yaşında Detroit’de hayata gözlerini yumar. Öldüğü gün otobüslerin koltuğuna siyah kurdelalar takılır. ABD’nin ilk siyahi dışişleri bakanı Condoleeza Rice; Rose Parks için düzenlenen törende, “Parks olmasaydı muhtemelen ben bugün dışişleri bakanı olamazdım.” demektedir. Yıl dönümlerinde ise devlet adamları, Henry Ford’da sergilenen isyan ettiği otobüste anılır. Siyahilerin kahramanı olan Parks, bir Eyalet kongre binası içine defnedilen ilk sivil Amerikalı olmuştur.



1 Aralık 2013 Pazar günü ABD Başkanı Barack Obama’nın Detroit’teki Henry Ford müzesinde sergilenen otobüste, Rose Parks’ın zorla kaldırıldığı koltuğa oturmuş düşünürken çekilmiş olan fotoğrafında her şeyin apaçık ortada olduğunu gösteriyor bize. Bir zamanlar siyahilere hak verilmediği dönemle nerelere gelindiği ve ne yazık ki halen de yer yer ayrımcılığın görüldüğü ABD’de alınacak ne kadar mesafe olduğunun sembolü olmuştur.









Related Articles

CEVAP VER

Bir yorum girin
Adınız

- Advertisement -spot_img

Latest Articles