Silik Adam Karakalem Kadın

İnsanları tanımak konusunda iyi olmadığımı biliyordum. Fakat bunun tek sebebini aceleciliğime vererek kendime ne denli haksızlık ettiğimi şimdi anlıyorum.

Elimde kahvem ve ekranda büyülterek baktığım fotoğrafınla ilk tanıştığımız anlara gitmeyi çok isterdim lakin gözlerinin ne zamandır bu kadar ruhsuz baktığından başka bir şey düşünemiyordum.

Ellerinde kendinden başka her şey olan bir adamın kendisine talip olmaya yeltenmem bile beni son derece gülünç duruma düşürüyordu kendi içimde. Çünkü ben yanılmayı kabul edebilirdim sonunda saygı duyulmaya layık olan kırıntılar bile kalmış olsaydı. Fakat kalan son kırıntıları hapur hupur yiyen kargalardan mütevellit benim elimde avunacak hiçbir şey kalmamıştı.

Avunmayı da istemiyordum zaten. Fazlasında değildi gözüm ama beni yükseltemeyen hiçbir yer de olmamaya kendime söz verdiğimde 27 yaşımdaydım. Ve şimdi 31 i yarılayan bir yetişkin kadın olarak sırf 3 hafta heyecanlandığım birine takılacak değildim. Bunları derken, geriye dönük 3 ayıma mal olduğunu hesaba katmak dahi istemiyordum. Çünkü mantık her zaman kalpten üstün gelmeliydi. Kalp yanılır akıl yanılmazdı.

Başkalarına karşı sonsuz bir dirayet ve gözü kapalılıkla savunduğunuz birilerine bir an gelip de uzaktan baktığınızda, o başkalarının aslında ne demek istediklerini anlamaya başlıyorsunuz. İşte bence ‘hayal kırıklığı’nın cümle anlamı tam da bu olsa gerek. Bu noktaya geldiğinizde yapmanız gereken tek şey üstüne bir soğuk su içmeniz. Bence soğuk bir bira da uygundur fakat yine de siz bilirsiniz.

Defalarca yazdım, çizdim, okudum, söyledim, anlattım ve hatta seslendirdim. Artık aşka inanmadığımı bilmeyen kalmadı. Hatta vücuduma kazdırdığım ‘ Make me believe in love ‘ dövmesi de bir ulusa sesleniş değil, hayatta inandığım şeyleri üzerimde taşıma arzusundandı.

Derdim aşk değil sevgili okuyucu.
Derdim bir minik masal yaratmak değil.
Derdim günüm,

Anı olsun diye yaşadığımız üç beş zaman dilimindeki rol arkadaşımızı
Uğurladığımızda ‘ İyi biriydi, hep mutlu olsun’ diyebilmek.
Diyemiyoruz, dedirtmiyorlar.
Ne varsa bu yetersizlik yarışında,
Hepsi birincilik için soluksuz yarışıyorlar.

Lakin bir şair, bir edebiyat insanı, bir anne
Onlarca kişinin okuyacağı bir yazıyı olumsuz bir cümleyle bitirir mi?
Bitirmez.
O zaman ne diyoruz?

İnsan,
Denizin olmadığı yerde
Umut adına,
Martı olmalı…

Görün bakın, dünyayı bir gün kesinlikle şiirler kurtaracak.

One Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir