Sen, Ben ve Küçük Kız

Ilık bir sonbahar akşamı… Hafif hafif esiyor rüzgar. Sapsarı yapraklar yavaşça süzülüyor ağaçlardan. Ve seni görüyorum. Hayal meyal hatırlıyorum seni bir yerden. Ama çıkaramıyorum. Kim olduğunu anlayamıyorum. Tek başına yapayalnız oturuyorsun oracıkta. Yaşlıcasın sanki: şöyle bir 70-80 yaşlarında. Bembeyaz ipek gibi saçların salınıyor arkanda.

İçimden bir his sana yaklaştırıyor beni. Adım adım, yavaş yavaş yaklaşıyorum. Sonra vazgeçiyorum, anlamsız geliyor. Birden arkanı dönüyorsun. Güzeller güzeli bir kadınsın. Gözlerinin içi gülüyor. Bana doğru yürümeye başlıyorsun. Bir korku kaplıyor içimi. Bana ulaşmak, yanıma gelmek için son bir adım attığında korkup kaçıyorum. Büyük bir ormana dalıyorum. Belki beş dakika, belki de beş saat koşuyorum. Arkama döndüğümde yoksun. Hayal kırıklığına uğruyorum. Nedenini ne sen ne ben anlarız.

Umudumu kaybetmiş yürüyorum. Koca bir çam ağacının altında ağlamaklı küçük bir kıza rastlıyorum. O sen misin? Bilmiyorum. İçimde o his yok şimdi. Hiçbir şey söylemeden oturuyorum yanına. 11-12 yaşlarında. Biri üzmüş bu küçük kızı.

İyi misin?

Evet der gibi başını sallıyor. Kafasını kaldırdığında gözlerindeki korkuyu görüyorum. “Sen bir peri misin?” diyor bana, hayatımda duyduğum en rahatlatıcı ses bu. Tam aklıma gelen ilk cevabı verecekken duruyorum. Küçük kızın hayallerini kırmak istemiyorum. “Belki.” diyorum. Gözlerindeki o korkunun yerini heyecan alıyor.

“Peki sen kimsin?”

Sormamam gereken bir şey sormuşum gibi hayal kırıklığıyla bakıyor bana. Yine başaramadım değil mi? Ayağa kalkıp koşmaya başlıyor. Yetişemiyorum.

Ayaklarımın altındaki toprak kayıyor. Şimdi bir denizdeyim. Yok yok, bir göl bu. Küçük kızın boğuk çığlıklarını duyuyorum. Nereden geldiklerini anlamıyorum. Korkuyorum. Gölün her karışına baktım, yok. Son bir kez dalıyorum serin suya. Biri kolumdan çekiyor beni. Bekle, bu sensin. Bu sefer senden korkmuyorum. “O güvende.” diyorsun bana. Rahatlıyorum.

Peki ben güvende miyim? Ya sen?

Bilmiyorum. Sormanın da bir anlamı yok. Nasıl olsa cevap veremeyeceksin.

İnsanın hiç görmediği birini özlemesi mümkün mü? Ben seni özlüyorum. O küçük kızı özlediğimden bile çok.