Orta Doğunun Bülbülü Feyruz

Bugün Orta Doğu’nun Bülbülü Fairuz’u Tanıyacağız…

1935 doğumlu sanatçının asıl adı Nouhad Haddad. Babası bizim buralardan, Mardinli bir Süryani. Asil sanatçımız ise Beyrut’ta yetişmiş Lübnanlı. Çocukluğunda ailesine verdiği konserlerle başlayan müzik serüveni, konservatuara başlamasıyla profesyonelleşmiş.

Durun! Siz bu satırları okurken güzel bir parçasıyla Fairuz da bize eşlik etsin.

Lübnanlı Halim El Roumi tarafından tam da bu konservatuar döneminde keşfediliyor. Lübnan Radyosunda şarkı söylemesini teklif ediyor Roumi ona. Ve böylece her şey bir ivme kazanıyor. Roumi ona sahne ismi olarak Feyruz’u öneriyor. Yani firuze, turkuaz renkli süs taşı… Sonrasında yine Roumi’nin desteğiyle, Arap dünyasının o zaman için en çok bilinen bestecileriyle tanışıyor. Rahbani Kardeşler ile…

Feyruz ve Rahbani Kardeşlerin bir araya gelmesiyle Arap müziğinde yeni bir dönem başlıyor denebilir. Kısa bir süre sonra da Feyruz, Rahbani kardeşlerden Assi Rahbani ile dünya evine giriyor. Böylece Orta Doğu müziği ile Batı müziği bir araya geliyor. Feyruz’un kadife sesi ile harikalar çıkıyor ortaya.

Orta Doğudan kan, savaş, ölüm eksik olmaz. Feyruz gibi vatansever bir sanatçı da buna kayıtsız kalamıyor. Savaşlar onu ve sanatını çok etkiliyor. Çoğu şarkısında da bu vatan sevgisine yer veriyor. Onu şimdiki konumuna, barışın simgesi haline getiren bir olay da yaşanıyor. Cezayir Cumhurbaşkanı şerefine bir konser vermesi isteniyor Feyruz’dan fakat Feyruz o sağlam duruşundan ödün vermiyor. Kabul etmiyor bu teklifi. “Ben sadece halklar için konser veririm.” diyor. İşte bu sebepten altı ay boyunca ambargo uygulanıyor sanatçımıza. Ama bu olay onu halkın gözünde daha da yüceltiyor.

Çok geçmeden Lübnan’da iç savaş başlıyor. Feyruz savaş boyunca Lübnan’da hiç şarkı söylemiyor. İşte, yine o asil duruşla karşı karşıyayız. Bu sırada Feyruz’un eşi Assi Rahbani vefat ediyor. Çatışmaların yaşandığı taraflar arasında, cenaze töreninin sorunsuz olması için ateşkes ilan ediliyor. Bu sebepler ışığında denir ki “Feyruz çalmaya başlayınca, silahlar susar!”

Hayat onun yüzünden gülümsemesini aldı, sahnede hep heykel gibi durdu. Çok seyrek izin verdiği röportajlardan birinde gazeteci sordu “Neden hiç gülmüyorsunuz?” Cevap yine Feyruz’caydı. “Anlattıklarım mutlu şeylerden bahsetmiyor. Sizce de bu şarkıları söylerken gülmem tuhaf olmaz mı?”

Eşinin vefatından sonra, işleri oğlu Ziad Rahbani devralıyor ve annesinin müziğini caz ile birleştiriyor. En son 2010 yılında oğlunun bestelerinin de bulunduğu Eh Fi Amal albümünü çıkaran şarkıcı, yine aynı sene içinde son konserini de veriyor ve tabiri yerindeyse inzivaya çekiliyor.

Acılarımız ortak, aşklarımız benzer; bu yüzden şarkılarını hissetmemek işten bile değil. Umarım sizler için güzel bir keşfe sebep olmuşumdur.

Yazıdakilere ek favori Feyruz şarkıları:

  • Le Beirut
  • Maroushka
  • El Bent Chalabiya
  • Bektob Esmak

Benim Feyruz’u keşfim ve bu yazının hazırlanmasındaki kıvılcımım ise bu videodur.

Dünle beraber gitti cancağızım Ne kadar söz varsa düne ait Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.

2 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir