Olanlar ve Olması Umulanlar

Sanırdım ki hisler bir sözlüğün sınırlarına sığabilir
Ve o sözlükten güzel cümleler çıkabilir,
O cümleleri herkes anlayabilir
Ve herkes benimle o anda olabilir,
Bir kuytuya sığınmak zorunda olmanın anlamını anlayabilir
O kuytuda kendisiyle savaşmanın yolunu arayabilir

Sanırdım ki günlüğümü hep doldururum bir şeyler ile
Hiç tükenmez benim kalemim ve hep anlatılacak şeyler bulunur zihnimde
Bilmiyordum tabi, bazı uykusuzlukların sebebinin anlatılamaz olduğunu
Bazı dertlerin çarelerinin anlatmak olmadığını
Ve bazı dertlerin çarelerinin olmadığını
Bilmiyordum birgün insanın düşmansız da mağlup olabileceğini
Daha savaşa girmeden kaybedebileceğini
Kazananın yüzünü bile göremeyecek kadar dipte olabileceğini
Bilmiyordum bir ringde tek başınayken de insanın
Bir köşeden diğer köşeye kırmızı bir sıvı eşliğinde yuvarlanabileceğini

Sanırdım ki şimdi neyim varsa beni ıssızlaştıran
Zaman geçer, onlar gider
Ben bir bayram günü lunaparkı gibi olurum.
Bilmiyordum beni ıssızlaştıran şeylerin gitmesi
Beni ıssızlaştıracak bir şeyin dahi benimle kalmasına,
Mutsuzluk için ufacık bir neden kırıntısına,
Ve bir hiçliğe doğru yürürken beni var olduğuma inandıracak
Bir tutam ana muhtaç bırakacak beni.
Bilmiyordum o sebeplerin de bir nimet olduğunu,
Ve sebebi bilinen yorgunlukların çözülebilir olduğunu
Sebepsiz yaşanan bunalımların en zoru olduğunu
Ve belki de en aşılmaz olduğunu
Belki de gerçek ıssızlığın,
Issız olmak için nedeninin dahi olmadığında deneyimlediğin bir şey olduğunu.

Sanırdım ki ben büyüdükçe cildim pürüzsüzleşir,
Zihnim berraklaşır
Okuduklarım daha anlamlı bir hal alır, yazdıklarım zihinlerde dolaşır
Bilmiyordum büyümenin benden götüreceği şeyleri,
Ve getireceği kısırlıkları
Henüz tanışmamışken güzelliklerim ile,
Ancak onlar benden giderken el sallayabileceğimi
Ve ardından onlarla geçecek tek bir anın hayalini kuracağımı
Bilmiyordum

Sanırdım ki sanmaklar son bulacak,
Ve bir gün doğruyu tam onikiden vuracak ihtimal oklarım

Unutmuşum,
İnsan sanmaktan ibaret.
İnsan ummak ve umduğunu bulamamaktan,
Ama yine ummaktan
Ve umduğunu bulamayacağının idrakinde iken de ummaktan
Ve insan iliğine kadar ummaktan ibaret.

Sanıyorum ki insan,
Nasıl yaşayacağını da bilemez
Bu izahsızlığın geçeceğini ummuyorken.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir