Kurşunların İzleri

Kurşun beyinde, hissedileni yürekte olan gözlerini yıldızlara diktiği günü hatırladı. Gençliğin o masumluk örtülü afacanlıklarını,  aşkı için birçok şeyden vazgeçtiğini,  sevdadan piyangoyu tutturduğuna inanıyordu. İlk kez söyleyecekti sevdiğine gözlerindeki bakışı, sözlerindeki duruşu… Ama gözleri ipekten bir ipin her bir sütunu gibi her medeniyeti ayrı güzel olan ama sözleri bir keskin bıçak gibi değdiği anda kanatan hep aklına geliyordu şimal yıldızlarının onda bıraktığı tesir. Belki de sevgisini o yıldızın çuvalına koyuyordu. Gözleri iki yıldızı temsil ediyordu. İçerisine doldurduğunu geri göndermiyordu… Çünkü şimal yıldızları kuzeye bakıyor, kurşun beynimde, sözlerin bir yıldızın sembolleşmiş simgesinde ve çınlıyor kulağım vazgeçememek eylemini ileriye dek sürüklemekte ısrarcı tavırlarını sergilemekten vazgeçmiyor. Sadece iki kelime yetebiliyor fikirlerimi kükretmeye ” Kurşunların İzleri” adres sormadan çıkmak istiyor yola fikirler ve sanat ile buluşuyor yolda. İki fikir anlamsızca yol alıyor mesafeler yakınlaşıyor hedeflere, son sözler dökülüyor iki dudak arasından… Çünkü şimal yıldızları kuzeye bakıyor, kurşun beyinde, kurşunların izleri yürekte…                                                                              

Yazmak duygusunu daha iyi tanımak için üniversite hayatımı Edebiyata döktüm.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir