Kraliyet Sarayına Uzanan Bir Hayat: Rasputin

Tam adı Grigori Yefimovich Rasputin. 1869’da Ural Dağlarının yakınındaki Pokrovskoye köyünde toprak zengini bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelir. Küçük yaşlarda kaybettiği iki kardeşinin ölümü onu derinden etkiler. Rasputin’in mistik havası küçük yaşlarda kendisini gösterir. Babasının çiftliğinde çalınan bir atın hırsızını görmemesine rağmen hırsızın adını babasına söyleyen Rasputin, hırsızın suçunu itiraf etmesi sonucu tüm gözleri üstüne çekmiştir. Çünkü hırsız Rasputin’in ismini verdiği kişidir.



Rasputin yaşadığı köyde pek sevilmezdi. Yaptığı hırsızlıklar ve kadınlara olan düşkünlüğü onun köyden kovulmasına yol açtı. En son yaptığı bir hırsızlık suçundan dolayı köy yargıcı tarafından köyden uzaklaşması için hacca yollandı. Bu ceza Rasputin’in yaşamında bir dönüm noktası oldu.
Okuma yazması olmayan bu uzun boylu genç yol üzerinde gördüğü çoğu manastır ve kiliseye giderek çeşitli eğitimler almıştır. Değişik dini tarikatlara da giren Rasputin hiçbirinden etkilenmeyerek öğrendiklerini kendi benliğinde eritip kendine özgü dini bir yaklaşım belirlemiştir.



Uzun yolculuklar sonrası Rasputin’in yolu dönemin Rusya’sının merkezi olan St. Petersburg’a düşer. 1905 yılında düzenlenen bir dini toplantıda verdiği vaaz tüm dini çevreleri etkiler. Bu vaazdan sonra St. Petersburg’da hızla bir üne kavuşan Rasputin yüksek sosyete içerisinde ki yerini de alır.
Gözlerindeki o etkileyici bakışlar baktığı kişiyi adeta hipnotize etmektedir. Rasputin’in en büyük düşkünlüğü kadınlardır. Tanındığı çevrelerde adeta bir seks makinesi olarak nitelendirilen Rasputin, St. Petersburg’da kadınlardan oluşan bir tarikat da kurmuştur. Rasputin’in cinsel organı ölümünden sonra incelenmek üzere kesilmiştir ve bir kavanozda saklanmaktadır.



Rasputin’in Kraliyet Sarayına girmesi de uzun sürmedi. Ünü hızla yayılan Rasputin Çar II.Nikolay’ın en küçük çocuğu ve tahtın veliahtı olan Aleksey’in hemofili hastalığına yakalanması sonucu sarayda bulur kendisini. Aleksey’in acılarını dindiren Rasputin, Çar Nikolay ve Çariçe Aleksandrova’nın sadık birer dostu oldu. Kraliyet Sarayında sözü dinlenir olan Rasputin Çar Nikolayı da etkisi altına almaya başlar. Bu dönemde devrim ayaklanması ve Japonya ile girilen savaşla uğraşan Çarlık son demlerini yaşamaktadır. Çariçe Aleksandrova’nın Rasputin’e yazdığı aşk mektuplarının dışarıya sızması sonucu Rasputin tüm okları üzerine çevirir. Fakar Çar Nikolay ve veliaht Aleksey Rasputin’e muhtaçtır.



Siyasi kararlara iyice karışmaya başlayan Rasputin Alman yanlısı olmasının yanı sıra Rusya’nın Dünya Savaşı’ndan bir an önce çekilmesi gerektiğini ve devrimin her an gerçekleşebileceğini ön görmesi İngilizleri rahatsız etti. Yüzyıllardır İngilizlerin kullandığı ajan ile suikast yöntemi Rasputin için de devreye girer. İngiltere, Çar’ın yeğeniyle evli olan Prens Yusupov ile işbirliği yapar. Prens, 30 Aralık 1916 tarihinde St. Petersburg’daki sarayında verdiği bir davete Rasputin’i de çağırır. Davetten önce Rasputin’i özel bir oda da ağırlayan Prens, Rasputin’e birbirinden farklı ikramlarda bulunur. Bu ikramlar siyanürlü ikramlardır. Rasputin’e bir şey olmadığını fark eden prens telaşla yan odada bulunan İngiliz ajandan yardım ister. Ajandan silah alan Prens odaya girer girmez Rasputin’e iki al ateş eder. Rasputin’in öldüğünden emin olan Prens yukarı çıkar ve diğer işbirlikçileri çağırır. Odaya tekrar döndüklerinde Rasputin’i karşılarında ayakta gören işbirlikçiler şaşkınlıktan oldukları yerde dona kalır. Bu boşluğu iyi değerlendiren Rasputin bahçeye doğru kaçar. Üzerlerinde ki şaşkınlığı atan ajanlar Rasputin’in ardı sıra bahçeye doğru koşar. Rasputin tam bahçe duvarından atlarken sırtından vurulur ve yere yıkılır. Rasputin’in cesedini Neva Nehri’ne atarlar. Ceset birkaç gün sonra nehirden çıkarılır; otopsi yapılır. Otopsi raporuna göre Rasputin, kurşunlardan değil ciğerine dolan sudan dolayı boğularak ölmüştür. Rasputin nehirde boğularak ölen kardeşlerinin kaderini yaşar.

Aykut Özavinç
1997 yılında doğdum. Üniversite öğrencisiyim.