Ah kelimeler… İncecik bir satır üzerine oturmuş
Üstü başı toz toprak olmuş kelimeler
Yara almış, o şiirden o şiire konu olmuş heceler
Gönlün sızısına yoldaş, dilin meramına tercüman
Ruhi ve fiziki kurallarına uymadan
Bazen geceleri uyumadan
Gözlerden süzülen yaşlara, hâl takat konduramadan
Sarılıp, öpen, okşayan, tesellisi daima
üzerimizde var olan kelimeler…

Şükür

Ay süzülürken gökte, dallar eğilirken rüzgarlara
Sinemden sinene koşacak olan canhıraş kuşlar
Elektrikler kesintiye uğradığında her hücremde
Küçücük bir mumun alevi velveleye veriyor içimi
Seher türküsü mırıldanıyor gökyüzü
Avucunda turunculuklar; güneşe bütün hazırlıklar

Gün doğumuna yakın cıvıldaşıyor kuşlar, tıkırtıları duyuluyor çatının üzerinde. Onlar da neşeli, bu girizgâh ortama ayak uydurmak için. Balkonun demirlerine geliyorlar bakınaraktan. Başlarını sallıyorlar sağa sola, sonra gizlice kanat çırpıyorlar penceremin önüne. İçeriden yavaşça izliyorum onları, hiç kıpırdamadan usulca… Yemlerini yemenin heyecanıyla hareket ediyorlar… Günümün güzellemesi için illa lüks ortamlara gerek kalmıyor. Günün doğumu, kuşların cıvıltısı, bana bir gün daha bahşedilmiş olmasının sıcaklığı kaplıyor bedenimi… Bir kez daha şükrediyorum yaşamın bu esrarengiz mucizesine. Bir kez daha acziyetimi kucaklıyorum sımsıkı…

Sabır, şükür ve dua ile kalalım vesselâm…

Şiirler dokunsun gönlünüze, kalem ve kağıda anlatın derdinizi, şüphesiz en güvenilir sırdaştır kendisi... ٭

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir