İkinci Meşrutiyet’in İlan Edilmesi ve İkinci Meşrutiyet Döneminde Jön Türklerin Etkisi

İKİNCİ MEŞRUTİYET’İN İLAN EDİLMESİ

İkinci Meşrutiyet Döneminde Jön Türklerin Etkisi

1907 yılında Paris’te II. Jön TÜRK kongresinde Jön Türkler arasında uzlaşmaya varılmış ve İttihat ve Terakki Cemiyeti adı altında birleşmesi II. Abdülhamid’e karşı yürütülen muhaliflik sertleşmeye başlamıştır. Bu hareketlenmeler İstanbul Hükümeti’ni rahatsız etmiş ve Osmanlı’da meşrutiyete geçiş süreci hız kazanmıştır.  Bu dönemde hem Avrupa’da hem de Asya’da parlamenter sistemlere doğru gidiş eğilimleri sıkça görülmüştür.

1905’te Rusya Ve Japonya Ve İran’da Meşrutiyet seçimlerinin olmasıyla monarşinin sorunları Meşrutiyet’le çözüme kavuşacağı belirtilmiştir. Yaşanan gelişmeler karşısında Makedonya’nın kontrolünü yitiren II. Abdülhamid kısa süre sonra geri adım atarak 23 Temmuz 1908‘de 1878’den beri ertelediği Mebussan meclisi seçimlerinin yapılacağını ilan etmiştir. Böylece İttihat ve terakki cemiyetinin (Jön Türklerin) faaliyetleri sonucu, otuz yıldır beklenen Hürriyet yeniden ilan edilmiştir.

İkinci Meşrutiyet Döneminde Jön Türklerin Etkisi

Meşrutiyetin ilanının hemen ardından toplumsal ve siyasal yaşamda büyük bir canlanma meydana gelmiş, çeşitli sivil toplum kuruluşları ortaya çıkmıştır. Aynı günlerde Prens Sebahattin’in etkin olduğu Ahrar Fırkası kurulmuş, bütün bu olaylar hürriyet helvasından kaynaklanmıştır. Kısa zaman sonra seçimler yapılmış, 17 Aralıkta Meclis-i Mebusan açılmış, Meclis Başkanı olarak Ahmet Rıza Bey seçilmiştir. İttihat ve Terakki Cemiyeti seçimlere ağırlığını koymuş ve birçok seçim bölgesinden mebus çıkarmıştır. Yeni kurulan bu hükümette hiçbir paşa İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne mensup değildir. Yalnız üstü örtülü de olsa yönetimde bir İttihat ve Terakki Cemiyeti etkisi vardır. Bu yönetim, 1913’e kadar sürmüştür. Ayrıca İttihat ve Terakki Cemiyeti ile İttihat ve Terakki Fırkası olarak da ikili bir yapıya sahiptir.

 Cemiyet kendi üyeleri ve kulüpleri olan, yerel ve merkezi kongreler yapan bir örgüttür. İttihat ve Terakki Fırkası ise Meclis-İ Mebusan mebuslarından oluşmuştur. İttihat ve Terakki Cemiyeti kolektif liderlik anlayışı ile yönetilmiştir. Kararlar Merkez-i Umumiye ’de alındığı için bir lider hareketi değildir. Fakat zaman içinde iki kişi liderlik vasfına erişmiştir. Bunlar sivil kanadın lideri Talat Paşa askeri kanadın lideri ise Enver Paşa olarak ön plana çıkmıştır. Talat Paşa önce Dâhiliye Nazırı ardından Sadrazam Enver Paşa ise Harbiye Nazırı ve Başkomutan Vekili olacaktır.

 II. Meşrutiyet iç politika açısından olduğu kadar dış politikadaki gelişmelerde de büyük beklenti yaratmıştır. Ancak tüm bu beklentiler kısa zamanda bir hayal kırıklığına dönmüş ve yine toprak kayıpları yaşanmıştır. Böylece daha ilk aylardan II. Meşrutiyetin’de toprak kayıplarını durduramayacağı ve büyük devletlerin Osmanlı Ülkesini paylaşmak konusundaki kararlarından vazgeçmeyecekleri anlaşılmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir