Hayır Delirmedim, Yıldız Konuştu

Ben: Gözümü kamaştırıyorsunuz.. Kendinizden bahseder misiniz?
Yıldız: Karanlığın içindeki aydınlık, kaybolduğunuz yerde bulduğunuz yön benim.

Ben: Bu mesafe fazla değil mi? Uzanıp dokunamıyoruz.
Yıldız: Dokunup da mahvettiklerinizden olmamak büyük bir lütuf benim için. Uzak o kadar da kötü değil, izliyorum dinliyorum ve görüyorum. Bu kadar da değil gösteriyorum ve hayal kurmanıza imkan sağlıyorum. İstediğiniz zaman dokunabilseydiniz bana değersizleşmez miydim diğerleri gibi?

Ben: Bazen sizleri göremiyoruz, neden?
Yıldız: Hepimiz bazen ara vermek isteriz. Görünmez olmayı dilediğiniz anlar olmuştur eminim ki. Ben bunu başarabiliyorum.

Ben: Bir dilek tutmuştum sen kayarken, ne oldu ona?
Yıldız: Sönüp giderken ben, tutunmaya çalıştın bir dileğe bir umuda. Unutmamışsın dileğini demek hala umutlusun, demek hala bekliyorsun. Endişelenme yanımda o dileğin, aklımda isteğin. Zamanı gelecek eğer unutmazsan beni.

Ben: Yani dileğimin gerçek olması için sizi unutmamalıyım. Peki neden?
Yıldız: Tam silinirken gökyüzünden fark ettin beni. Gördün ve şahit oldun. Artık ben yokum ve varlığımın bilinmesi için senin hatırlaman gerek. Beni hatırlayan kimse kalmadığında hiç var olmamış olacağım, dileğin de hiç dilenmemiş olacak. Bu yüzden hatırlamalısın..

Ben: Yalnız mısınız?
Yıldız: Bilmem öyle mi görünüyorum? Aslında hiç yalnız değilim. Sizden uzaktayım evet ama kendime ve kendim gibi olanlara çok yakınım.

Ben: Bu güzel sohbet için teşekkür ederim. Söylemek istediğiniz başka bir şey var mı?
Yıldız: Onlarca şarkı söylendi adıma, şiirler yazıldı, hayaller kuruldu. Hatırlandıkça ve var oldukça umut hep olacak. Karanlığın içindeki ışığım siz baktıkça hiç yok olmayacak. Bir gün kaybolursanız hayatın karmaşasında, ben sizin için hep orada olacağım. Yeter ki kafanızı kaldırıp bakmayı bilin..