Gönül Nedir Bilene…

Şşşşşşş!

Bunu okuyan kişi, bu aramızda kalsın olur mu? Benim dinlediklerim, okuyup yazdıklarım, görmek istediklerim pek anlaşılmaz da. Anlayan çıkmaz yani yakınımda… Ama sana anlatacağım işte!

Bazı zamanlarda bir şeyler yazmak, kelimelerin anlamını daraltır ya hani… Öyle daraldım, öyle kırıldım ki bende yazmayı bırakıp dinledim! Curcuna usüllü hayatın koşuşturmasında, nihavent perdelerinin ardından suskunca dinle(n)dim.

Gönül nedir bilene? Devamını bir Sadettin Kaynak klâsiğinde buluyorum. Garipsemeyin ama ilk kez duydum bu şarkı sözlerini. Fark ettim ki, bu ay bunu ne çok dinledim(!) Gizli gizli, süklüm püklüm, sırılsıklam, aygın baygın, göz kapaklarımda taşıdığım bu sözler kirpik uçlarımda donmuş, şuursuz bir şuûnsuz gibi her seferinde. Bilmem bu eserin bestesinde, siz de kendinizi bir buhar odası dinginliği ve gözleri açamayasıca mestlik bir demlenişle hissedecek misiniz?

Gönül nedir bilene gönül veresim gelir
Gönülden bilmeyene hissiz diyesim gelir

Baygınlığa yaklaşık derin bir huzur… Uykuya benzer bir iç geçiriş, sarhoşsu bir mahmurluk… Keşkelerin bastırıldığı düş dalışları… Yaşıyor musun diye gönlünü avuçlarına alıp, “Alacak verecek sevgisi var.” tutuşuyla…

Aşk nedir, sevda nedir, bunu bilmek gerekir
Bunu bilen aşıkı her gün göresim gelir

İşte bu eseri yorumlamak böyle puslu ve uslu bir his. Her dinlediğimde, neredeyse bu sözlere her eşlik edişimde şarkı sonunda gözlerimi zar zor açabiliyorum. (Ki büyü bozulmasın diye sadece içimden mırıldanıyorum.) Hatta bir seferki okuyuşumda şarkı biter bitmez bir süre uzanıp kalakalmıştım olduğum yerde gözüm kapalı halde.

Bu ne sihir! Sanat Allah’ın en büyük nimeti en… Ve ben bu nimete çoook düpedüz aşığım. Her gün bu halimi göresim gelir gelmez…

Beni anlamazlar dedim ya anlamazlar tabii(!) Bana, Leyla mı oldun, diyorlar sonra dinlediklerime bakarak. Başkaları ne biliyor ki? Oysa “Leyla kim tanımıyorum, o benden ben ondan bihaber.” demiştim bir satır(!) Bu yüzden gizlice dinlerim gönlümün el verdiğince. 

Neyse… Bugün yazamayacağım daha fazla ama videonun 2.41 dakikasına kendi bakış açımla ikindi mayhoşluğunda gönlümü açtım. 

Ah benim bir müzik tınısına tanıdık çıkan yankısı gönlüm!

Şşşşşşşşşş!

Ah şu gönüller yok mu? Bizi birbirimize bağlayan taptaze gönüllerimiz. Yeşillenmiş(mi)dir, iyileşmiş(mi)dir, hislenmiş(mi)dir… Şimdi bu şarkıyı susar da tekrar dinlerim, (h)içlenirim ve kendime gelirim.

Bu yazıyı okuyan kişi, dilerim bu “hâl” size de yansır efendim.

Benim ilk “yazar köşemde”siniz.

 Gönül nedir bilene -yazayım- dedim…

Edebiyat ve Şiirsever Bir Sağlıkçı - Biraz da Astroloji'ye meraklı -

2 Comments

    1. Merve Alıcı Post author Cevapla

      Bu musikiyle, yazıdaki tada vardığımızı umut ediyorum ve ne güzel tabir etmişsiniz teşekkür ediyorum hocam. 😊⚘

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir